telaffuz: IPA: /ˌkjʊərɪˈɒsɪti/ ˌkjʊərɪˈɒsɪti , SAMPA: %kju@ri"Qs@ti /%kju@ri"Qs@ti/    

Içine Çeviriler Türkçe:

  • merak   
     
    The desire to learn or know about anything.
  • tecessüs   
  • acayip   
  • antika   
  • dikkat çeken sey. curiosity shop hediyelik eşya dükkânı. out of curiosity sadece öğrenmek merakından ötürü. raise one's curiosity birisinin merakını uyandırmak   
  • dikkatini çekmek   
  • dikkatini çekmek.   
  • garabet   
  • garip   
  • ilgi   
  • nadir şey   
  • tuhaf   
  • tuhaf şey   

Diğer anlamları:

 
A unique or extraordinary object which arouses interest. [from 17th c.]
 
unique or extraordinary object which arouses interest
 
Inquisitiveness; the tendency to ask learn about things by asking questions, investigating, or exploring. [from 17th c.]
 
(idle) curiosity
 
inquisitiveness; the tendency to ask questions, investigate, or explore
 
(obsolete) Careful, delicate construction; fine workmanship, delicacy of building. [16th-19th c.]

Sözlük İngilizce Türkçe benzer ifadeler. (1)

The Old Curiosity ShopAntikacı Dükkanı

    Ad çekimini göster

"curiosity" ile Örnek cümleler, çeviri belleği

add example
I was dying of curiosity!Meraktan ölüyordum!
When curiosity about Gatsby was at its highest, the lights in his house failed to go on, one Saturday nightGatsby hakkındaki merak doruğa ulaştığı sırada, bir Cumartesi gecesi evinin ışıkları yanmadı
You know, when something interesting pops us, sometimes your curiosity gets the best of youİlginç birşeyler patlak verdiğinde bazen merakın senden en iyi yanını götürüyor
Out of curiosity, how can you tell the difference?Merak ediyorum, aradaki farkı nasıl anlıyorsunuz?
It' s a professional curiosity, I work on forensics down in MiamiProfesyonel bir merak, Miami’ de adli tıpta çalışıyorum
Pure curiosity, I guessSanırım, sadece merak
My curiosity' s piquedMerakım kabardı
Maybe that' s what the whole thing was, just morbid, sick curiosityBelki de tüm olay bundan ibaretti, marazi, hastalıklı bir merak
Curiosity killed the cat, CartypantsMerak kediyi öldürdü, Cathy
I asked her with curiosity what was inside itBen de, merakla içinde ne olduğunu sordum
I was dying f curiosity!Meraktan ölüyordum!
I couldn' t imagine you' d have any interest in me... except as an amusingly cranky eccentric curiosityBenimle ilgileneceğini hiç düşünemezdim... tabi eğlenceli ve ekzantrik bir merak olarak görmen dışında
And about the only thing keepin ' me goin ' these days is a morbid curiosity of where exactly it' il be that I totally fuckin ' lose itVe bugünlerde sadece birşey beni ayakta tutan bütünüyle nerede yitirdiğim hakkında hastalıklı bir merak
You know, just feelings, curiosity about menDuygular işte...... erkeklere karşı olan merak duygusu
Pure curiosity, I guessSaf merak sanırım
I' m just asking out of curiosityMerakımdan soruyorum
Your curiosity seems to always have a way of landing you in precarious positionsMerakın seni hep tehlikeli yerlere götürüyor
One line took to the trees, developing dexterity...... stereo vision, larger brains...... and a curiosity about their environmentBu fare benzeri böcekyiyen memelilerin atası olabilir
Just out of curiosity, who else have you told about what you can do?Sadece meraktan soruyorum, bunu başka kimlere anlattın?
One day curiosity led her to seek out the world beyond the Dark WoodsBir gün Karanlık Orman...... dışındaki dünyayı merak edip gitti
I think that what we don' t take into account when we' reyoung is our endless curiosityBence gençliğimizdeki sonsuz merakı hesaba katmıyoruz
Writer' s curiosityYazar merakı
I think that what we don' t take into account when we’ re young is our endless curiosityBence gençliğimizdeki sonsuz merakı hesaba katmıyoruz
My curiosity overcame meMe-- Merakım beni buraya getirdi
Gösterilen sayfa 1. 183 bulundu cümleler eşleşen ifade curiosity.0,62 ms bulundu.Çeviri anılar insan tarafından oluşturulur, ancak bilgisayar hataları neden olabilir hizalanır. Onlar birçok kaynaktan gelen ve kontrol edilmez. Uyarısında bulundu olun.