telaffuz: IPA: /ˌkjʊərɪˈɒsɪti/ ˌkjʊərɪˈɒsɪti , SAMPA: %kju@ri"Qs@ti /%kju@ri"Qs@ti/    

Içine Çeviriler Türkçe:

  • merak   
     
    The desire to learn or know about anything.
  • tecessüs   
  • acayip   
  • antika   
  • dikkat çeken sey. curiosity shop hediyelik eşya dükkânı. out of curiosity sadece öğrenmek merakından ötürü. raise one's curiosity birisinin merakını uyandırmak   
  • dikkatini çekmek   
  • dikkatini çekmek.   
  • garabet   
  • garip   
  • ilgi   
  • nadir şey   
  • tuhaf   
  • tuhaf şey   

Diğer anlamları:

 
A unique or extraordinary object which arouses interest. [from 17th c.]
 
unique or extraordinary object which arouses interest
 
Inquisitiveness; the tendency to ask learn about things by asking questions, investigating, or exploring. [from 17th c.]
 
(idle) curiosity
 
inquisitiveness; the tendency to ask questions, investigate, or explore
 
(obsolete) Careful, delicate construction; fine workmanship, delicacy of building. [16th-19th c.]

Sözlük İngilizce Türkçe benzer ifadeler. (1)

The Old Curiosity ShopAntikacı Dükkanı

    Ad çekimini göster

"curiosity" ile Örnek cümleler, çeviri belleği

add example
Forgive my curiosity, but why ten houses...... in such precise locations around London?Merak ettim.Neden belirli yerlerde on ev aldınız?
Pure curiosity, I guess.I' d never been to a Class BA- ‧ planet beforeDaha önce hiç BA- ‧ sınıfı bir gezegene gitmemiştim
Just out of curiosity, did we have a plan " B "?Sadece garip, bir ' B ' planımız var mı?
I gratify your curiosity because you' re the one man capable of appreciating what I' ve done and keeping it to himselfMerakınızı gidereceğim çünkü yaptığım şeyi takdir edecek kapasitesi olan ve bunu kendisine saklayabilecek tek kişi sizsiniz
Me, I must have had a list as long as your nightshirt when I was ‧, but...... I seem to have lost some curiosities over the yearsAslına bakarsan, ‧ yaşındayken gece entarin uzunluğunda...... bir listem vardı ama görünen o ki yıllar geçtikçe biraz ilgimi yitirmişim
Just out of curiosity, who else have you told about what you can do?Sadece meraktan soruyorum, bunu başka kimlere anlattın?
My curiosity overcame meMe-- Merakım beni buraya getirdi
And about the only thing keepin ' me goin ' these days is a morbid curiosity of where exactly it' il be that I totally fuckin ' lose itVe bugünlerde sadece birşey beni ayakta tutan bütünüyle nerede yitirdiğim hakkında hastalıklı bir merak
His failure to prove the skull was more than a curiosity..... caused a mental breakdown from which he' s never fully recoveredKafatasının durumunu ispatlayamamak, onun akıl..... sağlığını onarılamaz bir şekilde bozmuş
Pure curiosity, I guessSanırım, sadece merak
I' m dying of curiosity, what' s the outcome?Meraktan ölüyorum, sonuç ne?
They' re also most inquisitive, and when a stranger intrudes...... he' s received with courtesy and friendly curiosityAyrıca en meraklı olanıdır, ve bir yabancı bölgelerine girdiğinde,...... nezaketle ve dostça bir merakla karşılanır
I hope that satisfies your Ladyship' s curiosityUmarım bu Leydi' nin merakını gidermiştir
Damn my curiosity!Kahrolası merakım!
Well, I' m banking on curiosity getting the better of youEminim ki merakın ağır basacak
Curiosity taxMerak vergisi
Pure curiosity, I guessSaf merak sanırım
A young farmer is not at all the sort of person to raise my curiosityGenç bir çiftçi benim dikkatimi çekecek türden bir kişi değil
I admire your curiosity, but you should be more carefulMerakını takdir ediyorum, ama daha dikkatli davranmalısın
How they ever mastered space travel is a curiosityUzay yolculuğunu başarabilmiş olmaları bile çok ilginç
Then, out of curiosity...... boredom, who knows what...... I left the Old World...... and came back to my AmericaSonra meraktan... sıkıntıdan, ya da kim bilir neden...Eski Dünyadan ayrıldım... ve Amerika' ma geri döndüm
I have a great curiosity to meet her!Onunla tanışmak için sabırsızlanıyorum!
The public 's curiosity was an additional incentive for chemistry department students, who were " magicians " for the night, complete with big hats and wandsHalkın merakı, koca şapkaları ve değnekleriyle bir geceliğine " sihirbaz " olan kimya bölümü öğrencilerini daha da teşvik etti
After the first blush of curiosity wanes, the realization sets in that most of these old acquaintances have nothing in common any more, and communication endsBir insanı merak ettiğiniz zaman arkadaş olursunuz...... ama sonra o insanla hiçbir ortak yönünüz olmadığını...... fark edersiniz ve iletişiminiz kopar
But the curiosity was just too strongAma merakım ağır bastı
Gösterilen sayfa 1. 183 bulundu cümleler eşleşen ifade curiosity.0,764 ms bulundu.Çeviri anılar insan tarafından oluşturulur, ancak bilgisayar hataları neden olabilir hizalanır. Onlar birçok kaynaktan gelen ve kontrol edilmez. Uyarısında bulundu olun.