telaffuz: IPA: /ˌkjʊərɪˈɒsɪti/ ˌkjʊərɪˈɒsɪti , SAMPA: %kju@ri"Qs@ti /%kju@ri"Qs@ti/    

Içine Çeviriler Türkçe:

  • merak   
     
    The desire to learn or know about anything.
  • tecessüs   
  • acayip   
  • antika   
  • dikkat çeken sey. curiosity shop hediyelik eşya dükkânı. out of curiosity sadece öğrenmek merakından ötürü. raise one's curiosity birisinin merakını uyandırmak   
  • dikkatini çekmek   
  • dikkatini çekmek.   
  • garabet   
  • garip   
  • ilgi   
  • nadir şey   
  • tuhaf   
  • tuhaf şey   

Diğer anlamları:

 
A unique or extraordinary object which arouses interest. [from 17th c.]
 
unique or extraordinary object which arouses interest
 
Inquisitiveness; the tendency to ask learn about things by asking questions, investigating, or exploring. [from 17th c.]
 
(idle) curiosity
 
inquisitiveness; the tendency to ask questions, investigate, or explore
 
(obsolete) Careful, delicate construction; fine workmanship, delicacy of building. [16th-19th c.]

Sözlük İngilizce Türkçe benzer ifadeler. (1)

The Old Curiosity ShopAntikacı Dükkanı

    Ad çekimini göster

"curiosity" ile Örnek cümleler, çeviri belleği

add example
Out of curiosity, what you got for phase two?Sadece meraktan soruyorum, ikinci safha için elinde ne var?
It' s not a bottomless hole Use your curiosityÇine kadar gitmiyordur.Bu sadece acemiler icin bir tuzak
Damn my curiosity!Kahrolası merakım!
That unwise curiosity of yours might cost you your lifeÇünkü, merakın, hayatına mal olabilir
My trip to the sun, it not only tripled my strength...... it tripled my curiosity, my imagination, my creativityGüneş seyahatim, gücümü üçe katlamakla kalmadı...... merakımı, hayal gücümü ve yaratıcılığımı da üçe katladı
She' s the girl that leaves home who' s full of curiosityEvinden ayrılan merak dolu bir kız
So just out of curiosity how much oxygen is there in air compared to say the average expulsion of flatulence?Sadece merak ediyorum geğirmek istediğimi söylersem...... nekadar oksijen çıkarmış olurum
I' ve only gone this far because when you meet someone like you, your curiosity gets stirred upBu kadar ileri gitmemin sebebi senin gibi biriyle karsllaslnca insanln merakl daha da artlyor
And about the only thing keepin ' me goin ' these days is a morbid curiosity of where exactly it' il be that I totally fuckin ' lose itVe bugünlerde sadece birşey beni ayakta tutan bütünüyle nerede yitirdiğim hakkında hastalıklı bir merak
I couldn' t imagine you' d have any interest in me... except as an amusingly cranky eccentric curiosityBenimle ilgileneceğini hiç düşünemezdim... tabi eğlenceli ve ekzantrik bir merak olarak görmen dışında
Like I said, curiosityDediğim gibi, merak
Just out of curiosity, can you tell me the name of this assassin?Sadece meraktan soruyorum...... suikastçinin ismini söyleyebilir misin?
Just out of curiosity, which casinos did you geniuses pick to rob?Merak ettiğim için soruyorum, hangi kumarhaneleri soyacaktınız?
The child was full of curiosity.Bu çocuk çok meraklı.
Out of curiosity, when was the last time you raced?Merak ettim de...En son ne zaman yarıştın?
Pure curiosity, I guessSanırım, sadece merak
His failure to prove the skull was more than a curiosity..... caused a mental breakdown from which he' s never fully recoveredKafatasının durumunu ispatlayamamak, onun akıl..... sağlığını onarılamaz bir şekilde bozmuş
Er, just out of curiosity, what will you be doing during this?Sırf merakımdan soruyorum.Bu sırada sen ne yapıyor olacaksın?
And a spirit of bold curiosity for the adventure aheadVe gelecekteki macera için korkunç büyük bir merak doğacaktır
Out of sheer perverse curiosity...... how does a lunatic like you help a guy like me?Garip bir meraktan soruyorum...... senin gibi bir çılgın, benim gibi bir erkeğe nasıl yardım edebilir?
Did curiosity get the better of you, or were you trying to impress my daughter?Merak aklınızı mı çeldi yoksa...... kızımı mı etkilemeye çalışıyordunuz?
Just out of curiosity, did we have a plan " B "?Sadece garip, bir ' B ' planımız var mı?
When curiosity about Gatsby was at its highest, the lights in his house failed to go on, one Saturday nightGatsby hakkındaki merak doruğa ulaştığı sırada, bir Cumartesi gecesi evinin ışıkları yanmadı
Just a friendly question out of curiosityArkadaşça sordum sadece, merak değil
oh, come on. now, journalistic curiosity is one thing, but papier- mâchéing your walls with them is anotherYapma ama gazetecilik merakı bir şeydir, ama bütün duvarlarına asmak başka bir şeydir
Gösterilen sayfa 1. 183 bulundu cümleler eşleşen ifade curiosity.3,451 ms bulundu.Çeviri anılar insan tarafından oluşturulur, ancak bilgisayar hataları neden olabilir hizalanır. Onlar birçok kaynaktan gelen ve kontrol edilmez. Uyarısında bulundu olun.