telaffuz: IPA: /ɪˈvɛnt/ , SAMPA: /I"vEnt/      

Içine Çeviriler Türkçe:

  • olay   
     
    An action or occurrence to which a program might respond. Examples include state changes, data transfers, key presses, and mouse movements.
  • etkinlik   
     
    An action or occurrence to which a program might respond. Examples include state changes, data transfers, key presses, and mouse movements.
  • durum   
  • hadise   
  • hal   
  • ilinti   
  • ilişki   
  • karşılaşma   
  • münasebet   
  • müsabaka   
  • netice   
  • olay hal   
  • olgu   
  • organizasyon   
  • sonuç   
  • vaka   
  • yarışma   

Diğer anlamları:

 
Something that happens or has happened.
 
An occurrence of social or personal importance.
 
(computing) A possible action that the user can perform that is monitored by an application or the operating system (event listener). When an event occurs an event handler is called which performs a specific task.
 
occurrence of social or personal importance
 
holding (a meeting)
 
(probability theory) A set of some of the possible outcomes; a subset of the sample space.
 
point in spacetime (physics)
 
probability theory: a set of some of the possible outcomes
 
(physics) A point in spacetime having three spatial coordinates and one temporal coordinate
 
event (in a meet)
 
An end result; an outcome (now chiefly in phrases).
 
action by the user which triggers an event handler (computing)
 
That which follows something on which it depends.
 
An occurrence; something that happens.

Sözlük İngilizce Türkçe benzer ifadeler. (62)

A Series of Unfortunate EventsTalihsiz Serüvenler Dizisi
after eventsonraki olay
aggregate eventtoplu olay
asynchronous eventzaman uyumsuz olay
attached eventiliştirilmiş olay
before eventönceki olay
build eventyapı olayı
cascading eventart arda olay
deferred eventertelenen olay
direct event handlingdoğrudan olay işleme
event addressolay adresi
event categoryolay kategorisi
event chronicleolay kroniği
event chronicle ruleolay kroniği kuralı
event classolay sınıfı
event classificationetkinlik sınıflandırması
event collection stored proceduresolay koleksiyonu saklı yordamları
event consumerolay tüketicisi
event consumer providerolay tüketim sağlayıcısı
event filterolay filtresi
event frameworkolay altyapısı
event handlerolay işleyicisi
event horizonolay ufku
event logolay günlüğü
Event Log serviceOlay Günlüğü hizmeti
event loggingolay günlüğüne kaydetme; olay günlüğü
event notificationolay bildirimi
event of deathölüm
event providerolay sağlayıcısı
event publisherolay yayımcısı
event queryolay sorgusu
event registrationolay kaydı
event registration itemolay kayıt öğesi
event routingolay yönlendirme
event sinkolay alıcısı
event sourceolay kaynağı
event tableolay tablosu
Event Trace for WindowsWindows için Olay İzleme
Event Tracing for WindowsWindows için Olay İzleme
Event ViewerOlay Görüntüleyicisi
event-based asynchronous patternolay tabanlı asenkron desen
eventfulciddi; önemli
EventsEtkinlikler
extrinsic eventdış olay
feature event receiverözellik olayı alıcısı
intrinsic eventdahili olay
Marketing Event Planning and ExecutionPazarlama Etkinliği Planlama ve Gerçekleştirme
post-eventolay sonrası; sonraki olay
pre-eventolay öncesi; önceki olay
process eventişlem olayı
raise an eventolay tetiklemek
routed eventyönlendirilmiş olay
signal eventsinyal olayı
subscription event ruleabonelik olay kuralı
synchronous eventzaman uyumlu olay
system eventsistem olayı
time eventzaman olayı
track-and-field eventsatletizm
transition eventgeçiş olayı
transport eventaktarım olayı
trigger eventtetikleyici olay
Windows Live EventsWindows Live Etkinlikler

    Ad çekimini göster

"event" ile Örnek cümleler, çeviri belleği

add example
Faculty of Political Sciences professor Predrag Simic said the latest events could conspicuously downgrade Serbia 's relations with the EU, after several years of associationSiyasal Bilimler Fakültesi profesörlerinden Predrag Simiç, son olayların Sırbistan' ın AB ile ilişkilerini, yıllardır süren ortaklık sonrasında belirgin biçimde bozabileceğini söyledi
People who witness life- threatening events can relive the experience through nightmares and flashbacksİnsanlar hayati tehditlere şahit olduğunda, kabus ve hayali bazı deneyimler yaşayabilir
A similar situation is present in other countries in which interest groups control parts of the media, but in other countries there is also a center of sorts-- in the electronic and printed media-- where you can be confident that the information they report is correct, and where you have very serious analysis of events, which have a positive effect on public opinionBenzer durum çıkar gruplarının medya üzerinde söz sahibi olduğu diğer ülkelerde de söz konusu, fakat bu ülkelerde, verilen bilginin doğruluğuna güvenebileceğiniz ve kamuoyu üzerinde oldukça olumlu bir etki yaratan ciddi analizlerin yer aldığı, elektronik ve yazılı basın merkezleri de var
Heather Evans...... has no memory of the events of that nightHeather Evans,...... o geceye dair hiçbir şey hatırlamıyor
The event was intended to send a message of peace and humanity, and contribute to the friendship of the Greek and Turkish peoples, the athletes saidSporcular, yarışın barış ve insanlık mesajı gönderme ve Yunan ve Türk halklarının dostluğuna katkıda bulunma amacını taşıdığını söylediler
The attempt by Kosovo special police units to take over the Jarinje and Brnjak border crossings in northern Kosovo sparked heated debate in Belgrade on Tuesday (July ‧ th), as the two opposition parties left the parliamentary session over the ruling majority 's refusal to discuss the events in KosovoKosova özel polis birliklerinin kuzey Kosova' daki Yerince ve Brnjak sınır kapılarının kontrolünü ele alma girişimi ‧ emmuz Salı günü Belgrad' da ateşli tartışmalara yol açarken, iki muhalefet partisi iktidar çoğunluğunun Kosova' daki olayları tartışmayı reddetmesi üzerine meclis oturumunu terk etti
Energy issues have been at the focal point of several key events in recent weeksEnerji meseleleri, son haftalarda gerçekleştirilen pek çok önemli etkinliğin odak noktasında yer aldı
In autumn ‧, consisted of between six foreign liaison police " cooks " designated by the terrible eventssonbaharında, altı yabancı insan bir takım korkunç olay sonucu...... sonsuza dek birbirine bağlandı.Polis onlara " Davalar " adını verdi
To mark the ‧ th anniversary of the milestone in Berlin, a series of events, dubbed Days of Germany, was organised in BelgradeBerlin' deki tarihi anın ‧ yıldönümü münasebetiyle, Belgrad' da Almanya Günleri adı altında bir dizi etknlik düzenlendi
Macedonian caretaker Prime Minister Nikola Gruevski, attending the event, noted another benefit his country reaped from accelerating company startups, easing the licensing regime and cutting or simplifying taxesEtkinliğe katılan Makedon sorumlu Başbakan Nikola Gruevski, ülkesinin şirket kurmayı hızlandırma, ruhsatlandırma işlemlerini kolaylaştırma ve vergileri azaltma veya basitleştirmeden gördüğü bir başka faydaya da dikkat çekti
Events that defy explanationTarif edilemez olaylar
Every object that falls into a black holeleaves its mark both at the central mass and on the shimmering hologram at the event horizonOlay ufkunda kara deliğe düşen her nesne kütlenin merkezinde ayrıIır ve hologram olarak titreşir
The three-week event is expected to draw ‧ participants-- students, members of the business community and diplomats-- from ‧ countriesÜç hafta sürecek etkinliğe ‧ ülkeden öğrenciler, iş dünyası üyeleri ve diplomatlardan oluşan ‧ kişinin katılması bekleniyor
The exhibition presents photographs covering domestic and foreign events last yearSergide geçen yıl yurt içi ve dışında yaşanan olayları resmeden fotoğraflar sergileniyor
For the first time during such an event, the primary audience consisted of children from elementary schoolsBu türden bir etkinlikte ilk defa olarak öncelikli ziyaretçiler ilkokul öğrencileriydi
Winner gets the $ ‧ ‧, ‧ seat at the No Limit Texas Hold ' Em eventKazanan, bu limitsiz Teksas Hold' em oyunundan ‧, ‧ dolar alacak
Promoting sporting eventsSportif etkinlikler düzenlemek
As far as I know, Sailor was all clean before he got involved in in that event with LulaBu saçmaIığı unutmaIısın!BiIdiğim kadarıyIa bahriyeIi LuIa iIe oIan bu davaya... karışmadan önce temizdi
I catch myself doing it, taking an event and spinning it so strongly in one light, that I have to pull back and sayKendimi bunu yaparken yakaladım, bir olayı alıp, onu güçlü bir biçimde bir ışığa çevirirken,Geri çekmek ve şöyle demek zorundayım
Surely, the odd confluence of events... hasn' t escaped you, ClariceOlayların garip buluşması dikkatinden kaçmamıştır, Clarice
Other re-enacted events include the organisation of the republic, summoning of the assembly and electing the presidentCanlandırılan diğer olaylar arasında cumhuriyetin kuruluşu, meclisin toplanması ve cumhurbaşkanının seçilmesi yer alıyor
This is the final selection eventBu son eleme olacak
And the Allies will kick off this great eventBu muhteşem maça Müttefikler başlayacak
Opening the event, Serbian Interior Minister Ivica Dacic and head of the OSCE mission to Serbia Dimitrios Kypreos called for further regional co-operation to combat this kind of crime, as it does not recognise bordersEtkinliğin açılışını gerçekleştiren Sırbistan İçişleri Bakanı İvica Daciç ve AGİT' in Sırbistan misyonu başkanı Dimitrios Kypreos, sınır tanımayan bu tür suçlarla mücadele için bölgesel işbirliğini artırma çağrısında bulundu
This year 's event was the first in Anonimul history where winners were picked exclusively by the audienceBu yılki Anonimul, etkinliğin geçmişinde kazananların sadece seyirci tarafından seçildiği bir ilke sahne oldu
Gösterilen sayfa 1. 3257 bulundu cümleler eşleşen ifade event.6,096 ms bulundu.Çeviri anılar insan tarafından oluşturulur, ancak bilgisayar hataları neden olabilir hizalanır. Onlar birçok kaynaktan gelen ve kontrol edilmez. Uyarısında bulundu olun.