Içine Çeviriler İngilizce:

  • invite       
    (verb   )
     
    To ask someone to engage in an instant conversation.
  • ask         
    (verb   )
  • bid       
    (verb, noun   )
  • call         
    (verb, noun   )
  • call in   
    (verb   )
  • challenge   
    (verb, noun   )
  • cite   
    (verb   )
  • convoke   
    (verb   )
  • court         
    (verb, noun, adjv   )
  • invoke     
    (verb   )
  • to invite   
  • to summon   

"davet etmek" ile Örnek cümleler, çeviri belleği

add example
Dur, beni yine ponponluğa davet etmek mi istiyorsun?Wait, are you going to let me cheer with you guys?
Gob' un beni davet etmek için bir şansı vardı...... ama eğer uyuyamayacağından eminsenI just screwed my brother- in- law
Düğüne davet edilmeyi beklemiyordu, bu yüzden size teşekkür etmek istiyorHe didn' t expect to be invited to the wedding, so he wanted to thank you
ABD Arnavut firmalarını yatırıma davet etmekle beraber Basra yönetimine Arnavut bir yetkilinin getirilmesini önerdiThe United States has invited Albanian firms to invest, and has also proposed that an Albanian official become governor of Basra
Seni eve davet etmek için aradımThis is Mom.I' d like to invite you over
Ortada seçim yokken Hamley' in mirasçısını davet etmekte çok acelecilerThey' re quick enough to invite the Hamley heir when there' s an election coming up
Seni güreş müsabakasına davet etmek istiyorumI uh, wanna invite you to a wrestling match
Diğer kardeşlerimi de davet etmek zorunda kaldık,...... kızlar birliğindeki kardeşlerimi haniAnd I had to invite my sisters, you know.My sisters of the fraternity
Solana mevcut şartların Kosova' daki Sırplar için hâlâ " son derece zorlu " olduğunu kabul etmekle birlikte, izolasyonu engellemeleri ve eyalet kurumlarının işleyişinde söz sahibi olmaları için onları ‧ kim seçimlerinde oy kullanmaya davet ettiHe acknowledged that conditions for Serbs in Kosovo were still " very difficult ", but urged them to vote on ‧ ctober to avoid isolation and to ensure a voice in running the province 's institutions
İzninizle sizi bu akşamki yemeğe davet etmek istiyorumAllow me to invite you to dinner, my dear Fernand
Cumartesi akşamı dostları davet etmek makul bir davranışIt' s reasonable to have company on a Saturday evening
Perşembe günü oybirliğiyle kabul edilen bir kararda Konsey, bütün devletleri " bu terör olaylarının faillerini, düzenleyenleri ve destekleyenleri adalete teslim etmek için gösterilen çabalarda işbirliğine " davet ederek, terörün her türüyle mücadeledeki kararlılığının daha da güçlendiğini duyurduIn a resolution passed unanimously on Thursday, the Council urged all states " to co-operate in efforts to find and bring to justice the perpetrators, organisers and sponsors of these terrorist attacks ", voicing its reinforced determination to fight all forms of terrorism
Seni okul balosuna davet etmek istemiştim ama... büyümekte olan göğüslerin yüzünden çekindimI wanted to ask you to junior prom, but I was so intimidated... by your newly- developed breasts
Sence Christianlar gibi insanlar bizim gibileri evlerindeki...... partilere davet etmek için mi kiralarlar?Do you think people like the Christians hire people like us...... as an invitation to their dinner parties?
Bu daveti kabul etmek niyetinde değilimI don' t intend to accept his invitation
Cleves’ li Anne’ i de davet etmek istiyorumIs that one all right?
Makul bir siyasetçinin yapması gereken, Sırp mültecileri memleketleri olan Hırvatistan' a dönmeye davet etmek olmalıyken, Dodik nefret söylemine devam ediyorA decent politician would invite the Serb refugees to go back to their homeland, Croatia, but he continues to propagate hate
Daveti kabul etmek zorunda değildinYou didn’ t have to accept the invitation
Ve şimdi, son Ghostwood projesi ile birlikte...... vatanını kaybetmek üzere olan bu şirin yaratığı sizlere takdim etmek üzere...... Bay Tim Pinkle' ı davet ediyorumAnd now, to introduce you to an endangered little critter, whose home is presently under attack by the proposed Ghostwood development project, Mr. Tim Pinkle
Şimdi düşüncelerini paylaşmak isteyen birileri varsa davet etmek istiyorumNow, I would like to call up anyone who would like to share a few words
Beni içeri davet etmek zorundasınYou... have to invite me in
Bayanlar baylar.İlk danslarını etmek üzere Bay ve Bayan Jack Fuller' i davet ediyorumLadies and gentlemen, for the first time, Mr. and Mrs. Jack Fuller!
Onu bu çatıya alay etmek için davet etmedimI' ve not invited him under our roof to have him mocked
Onları davet etmek komşuluk gereğidirWell, inviting them was the neighborly thing to do
Kurallara göre her daveti kabul etmek zorundasınThe rules say you have to accept every challenge
Gösterilen sayfa 1. 13538 bulundu cümleler eşleşen ifade davet etmek.5,796 ms bulundu.Çeviri anılar insan tarafından oluşturulur, ancak bilgisayar hataları neden olabilir hizalanır. Onlar birçok kaynaktan gelen ve kontrol edilmez. Uyarısında bulundu olun.