Içine Çeviriler İngilizce:

  • invite       
    (verb   )
     
    To ask someone to engage in an instant conversation.
  • ask         
    (verb   )
  • bid       
    (verb, noun   )
  • call         
    (verb, noun   )
  • call in   
    (verb   )
  • challenge   
    (verb, noun   )
  • cite   
    (verb   )
  • convoke   
    (verb   )
  • court         
    (verb, noun, adjv   )
  • invoke     
    (verb   )
  • to invite   
  • to summon   

"davet etmek" ile Örnek cümleler, çeviri belleği

add example
Her seferinde bizi de davet etmek zorunda değilsin, LouYou don' t have to invite us every time you go up there, Lou
Saraya hiç gittiniz mi?... Latin amatör balo salonu dans yarışmasına davet etmek istiyorumYou been to the Palace yet?... the tenth annual Latin ballroom... amateur dance contest
Mesela... sevdiğim bazı insanları...... sahibi olduğum belli cennet adalara, masrafları benden olan gezilere davet etmek gibiLike... inviting certain people I like...... to all- expense- paid trips to certain island paradises that I own
Yönetim, Buckovski' nin ‧ yılında İttifak' a katılım daveti alma hedefine ulaşmak için demokrasi ve hukuk devleti ilkesinin desteklenmesine yönelik yargı reformu ve diðer önlemler konusundaki çalışmalarına hızla devam etmek zorundaTo achieve Buckovski 's stated goal of receiving an invitation to join the Alliance in ‧ the administration will have to press ahead with judicial reform and other measures aimed at boosting democracy and the rule of law
Cumartesi akşamı dostları davet etmek makul bir davranışIt' s reasonable to have company on a Saturday evening
Birbirimize karşı olan hislerimizi birilerine ispat etmek için,... bön bön bakan bir yığın yabancıyı davet etmek zorundayızYou have to invite a bunch of strangers to gawk at us to somehow prove our feelings for each other
Bölgedeki son olaylar göz önüne alındığında bu durumun daha fazla süremeyeceğini belirten Ashdown, " Savaştan bu yana büyük oranda, meclis kontrolü ve devlet kontrolünün dışında yer aldılar ve bunun korkunç etkilerinden en ufak bir şüphesi olanı [ eski Sırp Başbakanı ] Zoran Cinciç' in mezarında bir dakika saygı duruşuna davet etmek isterim, " dedi" They have largely, since the war, been effectively outside parliamentary control, state control, and anyone who doubts the terrible implications of that I would want to spend a couple of moments in reflection beside the grave of [ former Serbian Prime Minister ] Zoran Djindjic, " he said
Sanki beni davet etmek istemiyormuşsun gibime geldi.- Hayır, isterimI feel like you' re not trying to invite me
" Konsey, İber/Ibar Nehri' nin güneyinde yaşayan Sırpların topluma entegrasyonunun artırılmasını da memnuniyetle karşılamakta ve Kosova' yı AB ile işbirliği içinde kuzey Kosova için katılmacı ve uzun vadeli bir gündem başlatmaya davet etmekte ve Komisyonun tam destek verme niyetini memnuniyetle karşılamaktadır. "" It also welcomes the improved integration of Serbs south of the Iber/Ibar River... invites Kosovo to launch an inclusive and long term agenda for northern Kosovo in close co-operation with the EU, and welcomes the Commission 's intention to offer its full support. "
Sence Christianlar gibi insanlar bizim gibileri evlerindeki...... partilere davet etmek için mi kiralarlar?Do you think people like the Christians hire people like us...... as an invitation to their dinner parties?
Tina Helenayı davet etmek istedi ve ben şöyle dedimAnd Tina wanted to invite Helena and I was like
Beni bir partiye davet etmek için aramışHe just wanted to invite me for a party
Onları davet etmek komşuluk gereğidirWell, inviting them was the neighborly thing to do
Şimdi düşüncelerini paylaşmak isteyen birileri varsa davet etmek istiyorumNow, I would like to call up anyone who would like to share a few words
Seni kahve içmeye davet etmek uygun olur diye düşündümI was hoping to make it up by taking you to coffee
Üst düzey devlet görevlilerinin varlıklarını onaylama yetkisine sahip Ulusal Dürüstlük Dairesi' nin (ANI), SETimes' a konuşan genel sekreteri Horia Georgescu, " Karar, kaynağı belirsiz servetlerini korumak ve Romanya' da hukuk devleti ilkesinin işlemesine engel olmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürüyor, " dedi ve ekledi: " Anayasa Mahkemesi' nin bu kararı, esasen suçluları gelip Romanya' da iş yapmaya davet etmek demek. "" The decision offers an excuse to those who want to protect the unjustified fortunes and want the rule of law to fail in Romania, " Horia Georgescu, secretary-general of the National Agency for Integrity (ANI), empowered to verify the assets of state dignitaries, told SETimes. " Basically the Constitutional Court 's decision is an invitation to criminals to come and do business in Romania, " he added
Traykovski ile görüşmesinin ardından " Prag' da İttifak' a davet edilmediniz, fakat NATO gelecekte de genişleyecek. " diyen Robertson, sözlerini şöyle sürdürdü: " Reformları sürdürmelisiniz, NATO da Makedonya' ya yardım etmek için her şeyi yapacaktır. " Genel Sekreter ayrıca, Traykovski tarafından Makedonya, Arnavutluk ve Hırvatistan arasında NATO' ya üyelik konusunda başlatılan üçlü işbirliğini desteklediğini belirtti" You did n't get an invitation in Prague, but there will be future expansion of NATO, " Robertson said after his latest meeting with Trajkovski. " You should continue your reform, and NATO will do everything to help Macedonia. " Robertson expressed support for an initiative by Trajkovski to boost a trilateral co-operation between Macedonia, Albania and Croatia in their bids for NATO accession
Perşembe günü oybirliğiyle kabul edilen bir kararda Konsey, bütün devletleri " bu terör olaylarının faillerini, düzenleyenleri ve destekleyenleri adalete teslim etmek için gösterilen çabalarda işbirliğine " davet ederek, terörün her türüyle mücadeledeki kararlılığının daha da güçlendiğini duyurduIn a resolution passed unanimously on Thursday, the Council urged all states " to co-operate in efforts to find and bring to justice the perpetrators, organisers and sponsors of these terrorist attacks ", voicing its reinforced determination to fight all forms of terrorism
Belki de seni sonbahar eğlencesine davet etmek istiyordur?Ooh, what if he asks you to fall fling?
Seni davet etmek istiyorumI wanted to ask you out
" Merkez sadece yangın söndürme ve diğer acil afet önleme hallerinde bölgedeki ülkelere yardım ederek, savaş açmak değil yardım etmek isteyen uzmanlar çalıştıracaktır. " diyen Daciç, ilgilenen herkesi açıldıktan sonra merkezi ziyaret etmeye davet etti" The centre will simply aid countries in the region in cases of fire extinguishing or other disaster prevention emergencies, employing experts who wish to help rather than wage war, " he said, inviting all interested to visit the centre after it opens
Onu akşam yemeğine davet etmek istiyorumI want to have him over for dinner
Bir gün kulübe davet etmek isterimI' d Iike to invite you for a round at the club someday
Smith' i...... kürsüye davet etmekten onur duyarımMr. Roger B. Smith
Bu dörtlükteki, ' açık işaretler ' ve ' yıldız konumları ' öbekleriyle Güneş' in galaksinin karanlık merkeziyle, bir doğru çizgi üzerinde yükselmesini öngörüyor, bir ani değişiklikler çağını davet etmekteIn this quatrain, the words, ' clear signs ' and ' fixed stars ' to the sun, in line rises in the dark center of the Milky Way, an era of change ' notice
Gösterilen sayfa 1. 13539 bulundu cümleler eşleşen ifade davet etmek.2,19 ms bulundu.Çeviri anılar insan tarafından oluşturulur, ancak bilgisayar hataları neden olabilir hizalanır. Onlar birçok kaynaktan gelen ve kontrol edilmez. Uyarısında bulundu olun.