Içine Çeviriler İngilizce:

  • inventive   
    (adjv   )

"icat etmekle ilgili" ile Örnek cümleler, çeviri belleği

add example
Bir şeyler icat etmekle meşgulümI' m too busy inventing things
O aletleri yaratmak, icatlar yapmak, bu tür şeyleri tamir etmek tamircilik budur tatlım!Creating those gadgets, figuring things out, fixing stuff like this, that' s what tinkering is, sweetie!
Neden bir şey icat etmek için o kadar uğraşıp sonra kötü bir isim veresin?Why go to the trouble of inventing something and then give it a weak name?
Ama ben bir oskar kazanmak yada tekerleği yeniden icat etmek istemiyorumBut I don' t want to win an Oscar or re-invent the wheel
Daha önceki seferlerde...... birkaç toplantımızı aday değerlendirmeleri için...... yönerge icat etmekle geçirirdikWhen we did this before, we spent a few sessions devising a rubric for candidate evaluations
Ona hiç tanımadığı bir baba icat etmek, ailesiyle tanışmasına engel olmakInventing a father she never had, keeping her from meeting her family?
Zaman makinesini kumarda kazanmak için değil, zamanda seyahat etmek için icat ettim!I didn' t invent the time machine to win at gambling, but to travel through time!
O noktada ateşi veya tekerleği icat etmek bile büyük bir şey olurduAt that point, you' d be doing pretty good to invent fire or the wheel
Yeniden icat etmekten bahsediyorumI' m talking about reinvention
Merlin yeni bir icatla ilgili araştırma yapıyorduMerlin was conducting research on some kind of new invention
EULEX sözcüsü Karin Limdal, " Misyon, elinde raporda ileri sürülen iddialarla ilgili somut kanıt olan herkesi kanıtları ilgili makamlara sunmaya teşvik etmektedir. " dedi" [ The mission ] encourages everyone with concrete evidence on the claims presented in the report to hand over that evidence to appropriate authorities, " EULEX spokesperson Karin Limdal has said
AB' nin icra kolu, " Yargı sisteminde Yüksek Yargı Kurulu üyeleriyle ilgili üst düzey atamalara ilişkin ciddi yolsuzluk iddialarının tam olarak incelenme gereği devam etmektedir. " diyerek şöyle devam etti: " Bir sonraki değerlendirmeden önce Komisyonun usulsüzlükler, çıkar çatışması ve AB fonlarının uygulanmasındaki yolsuzluklarla ilgili endişelerinin idari açıdan daha hızlı ve eksiksiz şekilde takip edilmesi gerekmektedir. "" Allegations of serious corruption related to senior appointments in the judiciary involving members of the Supreme Judicial Council still need to be fully examined, " noted the EU 's executive arm. " A quicker and more complete administrative follow-up to the Commission 's concerns regarding irregularities, conflict of interest and fraud in the implementation of EU funds needs to be implemented before the next assessment. "
Karadziç ile ilgili iddianamede soykırıma ilişkin maddelere ek olarak insanlık suçu işlemek, savaş kanunları ve geleneklerine aykırı hareket etmek ve ‧ enevre konvansiyonunun ağır ihlali suçlarıyla ilgili dokuz madde yer alıyorIn addition to the genocide counts, it charges Karadzic with a total of nine other counts of crimes against humanity, violations of the laws or customs of war and grave breaches of the Geneva conventions of
Pes etmek, kazanmak ya da yenilmekle ilgili değildir, erdemle ilgilidir!Surrendering is not a matter of victory or defeat, but rather one of virtue!
Olayla ilgili derin üzüntülerini dile getiren Zannier, ilgili yasa uygulama mercilerinin " failleri adalet teslim etmek için acil tedbirler alması " gerektiğini kaydettiExpressing deep regret over the violence, Zannier noted that the relevant law enforcement authorities must " take urgent measures to bring the perpetrators to justice "
Ayrıntılarla ilgili görüşmeler devam etmekle birlikte, ilgili bütün taraflar söz konusu çabaya, medya ve konuşma özgürlüğünün ilerlemesine katkı olarak övgüde bulunuyorThe fine point negotiations are still under way, but all parties involved praise the effort as a contribution to the advancement of free media and freedom of speech
Kızının, New York' u terk etmekle ilgili düşüncelerini sormuştumYour daughter seems rather determined to vacate New York City
Anketçiler, Slovenya ile devam etmekte olan deniz sınırı anlaşmazlığının ankete katılanların Birlikle ilgili hevesini kıran başlıca unsurlardan biri olduğu görüşündelerPollsters consider the ongoing maritime border dispute with Slovenia one of the main factors sapping respondents ' enthusiasm for the Union
Hiç Gambutrol' u çalışmalarınızda,... ele geçirilme deneyimini yaşayan biri üzerinde etkileri ile ilgili teorinizi test etmek amacıyla uyguladınız mı?Have you ever used Gambutrol in your studies...... to test your theory about its effect on the possession experience?
Şunu fark etmemi istiyorsun; onunla kavga etmek zorundayım çünkü bu benim kim olduğumla ilgiliYou' re trying to get me to realize that I have to fight him because it' s who I am
Başkan, " Organize suçla mücadele etmek ve Kosova' daki bütün insanlara istikrar getirmek istiyorsak, Sırbistan da dahil olmak üzere ilgili bütün taraflarla birlikte çalışmalıyız. " dedi" We should work with all interested sides, including Serbia, if we want to fight organised crime and bring stability to all people in Kosovo, " he said
AB' nin ekonomi yönetimiyle ilgili yeni kuralları kapsamındaki Birinci Alarm Mekanizmasında yer alan bulguları sunan Birliğin Ekonomiden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn, raporun amacının ülkelerin " isimlerini açıklayıp ayıplamaktan " ziyade, potansiyel açıdan zararlı gelişmelerle mücadele etmek olduğunu söylediPresenting the findings of the First Alert Mechanism Report under the EU 's new rules on economic governance, the ‧ nation bloc 's Economic Affairs Commissioner Olli Rehn said that its purpose was to tackle potentially harmful developments, rather than " name and shame " countries
Sanırım mesele hayata devam etmekle ilgiliydiI guess what it was about was moving on
Eski Dışişleri Bakanı Slobodan Casule, SETimes' a yaptığı açıklamada, sorunun iltica etmek isteyenlerin sayısıyla ilgili olmadığını, zira bu sayının küçük olduğunu söylediFormer Foreign Affairs Minister Slobodan Casule told SETimes the problem lies not in the number of those seeking asylum because it is miniscule, but in certain countries which misuse it
Gösterilen sayfa 1. 25251 bulundu cümleler eşleşen ifade icat etmekle ilgili.6,027 ms bulundu.Çeviri anılar insan tarafından oluşturulur, ancak bilgisayar hataları neden olabilir hizalanır. Onlar birçok kaynaktan gelen ve kontrol edilmez. Uyarısında bulundu olun.