Içine Çeviriler İngilizce:

  • jib   
    (verb, noun   )

"yüz ifadesi" ile Örnek cümleler, çeviri belleği

add example
Adamım, tüm yüz ifadesi değiştiMan, his whole expression changed
Şu anda yüzünde şaşkınlık ifadesi varRight now he' s got a real bewildered Iook on his face
ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, " Aramızda gemi bordalama anlaşmaları ve Nükleer Yayılmaya Karşı Güvenlik Girişimi ortak vaatlerine bulunan ülkelerin birleşmesi, küresel ticari taşımacılık filosu dedveyt tonajının yüzde ‧ tan fazlasının bordalama, arama ve el koymaya ilişkin acil eylem kabul prosedürlerine tabi olduğu anlamına gelmektedir, " ifadesi yer aldı" The combination of states, with which we have boarding agreements and Proliferation Security Initiative partner commitments, means that more than ‧ per cent of the global commercial shipping fleet dead-weight tonnage is now subject to rapid action consent procedures for boarding, search and seizure, " the US State Department said
Dediklerine göre,...... İmparator' un Türklere karşı olan zaferini duyunca...... yüzünde kapı dışarı edilmiş bir köpeğin...... ifadesi varmışThey say that when she was told of his victory over the Turks, she looked like a dog being thrown out of a window
Onun o haline bakmaya yüreğim elvermiyor, olaydan önceki...... yüz ifadesi, vücudu gözümün önünden gitmiyorI can' t bring myself to look at what used to be his face... what used to be his body before it got burnt up
Kartal biçimli yüzündeki dayanıklılık ifadesi takdire değerHow admirable this fierce endurance isOn the face of this great eagle
Hediyeleri aldığı andaki yüzünün ifadesi var ya!And just the look on her face when she got the gifts!
Bu yüzden ramenin saf sevginin bir ifadesi olmalıdırThat' s why your ramen has that to be an expression of pure love
Ölü yüzünde bile dehşet ifadesi vardıShe had been frightened to death
Yüz ifadesi aklımdan bir türlü silinmiyorI can' t stop picturing the look on his face
Bata Müdürü Dragan Paykoviç belki de tevazu göstererek ifadesiz bir yüzle, " Podgorica' da o kadar da fazla ayakkabı mağazası olduğunu sanmıyorum. " dediPerhaps playing coy, Bata Manager Dragan Pajkovic said with a straight face: " I do n't think there are so many shoes stores in Podgorica. "
Bu hastalığının bir yüz ifadesiIt- is an aspect of your illness
Fakat Sırbistan Kosova pasaportlarını tanımıyor, bu yüzden de bu insanlar arabalarıyla evlerine gidebilmek için Sırp seyahat belgeleri almak veya Kosova başkentine uçakla gitmek için daha yüksek ücretler ödemeye mecbur kalıyorlar. " ifadesi yer aldıBut Serbia does not recognise Kosovo passports, so they are forced to take Serb travel documents in order to drive home or face paying higher prices for flights to the Kosovo capital, " Radio Free Europe reported in April
Yüzünde " yok bir şey " ifadesi yokYou don' t have a " nothing " face
İnsanların içinde bulunduğu durum ve gerçekleri asla gözardı etmemeliyiz. Bu yüzden de anayasaya yazacağımız maddeler, siyasi iradenin bir ifadesi olarak önem taşıyor. "We must never get into a position ignoring the situation the people are in and their reality; [ therefore ] it is important what we put into the constitution as an expression of political will, " he explained
Ben dünyaya geldiğimde,.. şaman bana bakmış, ve yüz ifadesi hemen değişmişWhen I was born, the shaman looked at my face and had a vision
IMF' den Pazartesi günü yapılan basın açıklamasında, " Mali disipline olan bağlılıklarından vazgeçmeyerek, yetkililer ‧ yılındaki toplam faiz dışı harcamaların onaylanan bütçeyi aşmamasını sağlayacak ve sosyal sigorta sistemindeki açığı GSYİH' nın yüzde ‧ i olan program tavanı dahilinde tutacak tedbirleri uygulayacaklardır, " ifadesi yer alıyor" Underscoring their commitment to fiscal discipline, the authorities will adopt measures to ensure that aggregate primary expenditures in ‧ do not exceed the approved budget and to keep the deficit in the social security system within the programme ceiling of ‧ per cent of GNP, " the IMF said in a press release Monday
O yüz ifadesi ile olmazNot with that face, no
Bu da, fuhuştan yüz binlerce kişinin ekmek yediği anlamına geliyor, ” ifadesi yer alıyorThat is to say, hundreds of thousands of people earn a living by prostitution, " the report said
BDDK' nın raporunda, " Banka, topladığı mevduatların yüzde ‧ dan fazlasını gizlemiş ve kamu yararına ve resmi belgelerde yayınladığı hesaplarında bunları göstermemiştir, " ifadesi yer alıyor. Banka mevduatlarının güvence altına alınması konulu Türk yasaları uyarınca, kayıp fonlar otomatikman devlet sorumluluğu altına alınıyor" The bank hid more than ‧ per cent of the deposits it collected and did not show it in the accounts it published for the benefit of the public and in official documents, " the BDKK report said. Under Turkish legislation on the insurance of banking deposits, the missing funds automatically become the liability of the state
Mektupta, devlet makamlarının bu baskın nüfuzunun “ kurulun bağımsız olamayacağı ve bu yüzden de uluslararası standartlar ve oluşturmak için çabaladığımız demokratik açıdan düzenli toplumdan uzak olduğu anlamına geliyor, ” ifadesi yer alıyorThe dominant influence of state bodies " means it cannot be independent and so is out of step with international standards and the democratically organised society we are striving to create, " the letter said
Cesedi bulunduğunda,Yüzünde acı ifadesi varmışWhen her body was recovered, her face showed gruesome pain
Ne haşmetli bir yüz ifadesi!What a powerful face!
Gelada sürüsünde, çekişmeler genellikle bir yüz ifadesi ile gösterilirIn gelada society, disputes are usually settled by just pulling a face
Bu, tongaya basmış bir adamın yüz ifadesidirThis is the face of a guy who stepped in it
Gösterilen sayfa 1. 27540 bulundu cümleler eşleşen ifade yüz ifadesi.8,465 ms bulundu.Çeviri anılar insan tarafından oluşturulur, ancak bilgisayar hataları neden olabilir hizalanır. Onlar birçok kaynaktan gelen ve kontrol edilmez. Uyarısında bulundu olun.