"Spook" kelimesinin Türkçe'e çevirisi
Hayalet , "Spook"ın Türkçe'ye çevirisidir. Çevrilmiş örnek cümle: Ek hoop om die spook vanaand self te sien ↔ Umarım bu gece bir hayalet görürüm ben de.
Spook
-
Hayalet
Ek hoop om die spook vanaand self te sien
Umarım bu gece bir hayalet görürüm ben de.
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" Spook " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Türkçe'e çevirileri olan "Spook" benzeri ifadeler
-
pamuk helvası · pamuk şekeri
Örnek ekle
Ekle
"Spook" metninin bağlamda Türkçe'e çevirileri, çeviri belleği
Na die ongeluk, het dit gevoel asof sy dood altyd in my kop was en het dit gereëld by my kom spook in my drome.
Kazadan sonra onun ölümü sanki her zaman aklımdaydı ve sık sık rüyalarıma girdi.
Dink net aan die klad wat dit op die Christenorganisasie sal plaas as buitestanders hoor hoe ware Christene dinge in die hof uitspook!
Eğer dışardakiler, İsa’nın hakiki takipçilerinin aralarındaki anlaşmazlıkları mahkemede çözdüklerini duyarlarsa, bunun İsa’nın takipçilerinin teşkilatına nasıl bir leke getireceğini düşünün!
Jy sou sien dat hulle om ’n effense holte met fyn sand saamdrom, die grond met hulle voorpote losstamp, die fyn stof in hulle slurpe opsuig en dit oor hulleself uitblaas totdat hulle soos vaal spoke lyk.
İnce kumdan derin olmayan bir çukurun etrafında toplandıklarını, ön ayaklarıyla toprağı kazarak hortumlarıyla yumuşak kumu alıp gri hortlaklara benzeyene kadar kendi üzerlerine o kumu üflediklerini görürdünüz.
▸ Die meeste godsdienste leer dat iets binne-in die mens—’n siel, ’n gees, ’n spook—onsterflik is en ná die dood voortleef.
▸ Dinlerin büyük bir bölümü, insanın içinde bulunan, can, ruh ya da hayalet gibi bir şeyin ölümsüz olduğunu ve ölümden sonra da yaşamaya devam ettiğini öğretir.
Wanneer kinders hulle vandag soos spoke of hekse aantrek en van huis tot huis gaan en dreig om die huisbewoner ’n poets te bak tensy hulle iets lekkers kry, laat hulle dus onwetend die ritusse van Samhain voortbestaan.
Çünkü ölüler hiçbir şeyin farkında değildir (Yuhanna 8:32; Vaiz 9:5, 10).