"lantern" kelimesinin Türkçe'e çevirisi

fener , "lantern"ın Türkçe'ye çevirisidir. Çevrilmiş örnek cümle: Holmes het die skyfie geskiet oor die voorkant van sy lantern en het ons in die donker - so ́n absolute donkerte soos ek nog nooit ervaar. ↔ Holmes onun fener ön genelinde slayt vurdu ve zifiri karanlıkta bıraktı Daha önce hiç yaşamadığınız gibi mutlak bir karanlığa.

lantern
+ Ekle

Afrikaanca-Türkçe sözlüğü

  • fener

    noun

    Dan verlaat hy sy huis en gaan hy die donker nag in met ’n lantern, ’n plastiekemmer en ’n kort mes met ’n geboë lem.

    Ardından elinde bir fener, plastik bir kova ve eğri ağızlı küçük bir bıçakla gecenin karanlığına dalıyor.

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" lantern " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
Ekle

"lantern" metninin bağlamda Türkçe'e çevirileri, çeviri belleği

Holmes het die skyfie geskiet oor die voorkant van sy lantern en het ons in die donker - so ́n absolute donkerte soos ek nog nooit ervaar.
Holmes onun fener ön genelinde slayt vurdu ve zifiri karanlıkta bıraktı Daha önce hiç yaşamadığınız gibi mutlak bir karanlığa.
Dan verlaat hy sy huis en gaan hy die donker nag in met ’n lantern, ’n plastiekemmer en ’n kort mes met ’n geboë lem.
Ardından elinde bir fener, plastik bir kova ve eğri ağızlı küçük bir bıçakla gecenin karanlığına dalıyor.
Hoewel hulle veilig gevoel het, sou God hulle soek soos met skerp lanterns wat die geestelike duisternis sou deurdring waarin hulle hulle toevlug geneem het.
Kendilerini güvende hissediyor olmalarına rağmen Yehova, sanki sığındıkları ruhi karanlığı delip geçen parlak kandillerle onları araştıracaktı.
" Jy is nie baie kwesbaar is van bo, " het Holmes opgemerk terwyl hy die lantern en kyk omtrent hom.
O fener kaldırdı olarak " yukarıdan çok hassas değildir, " Holmes söylediği ve ona baktı.
Mnr. Merryweather gestop om ́n lantern aan die lig, en dan het ons gedoen down ́ n donker, aarde ruik gang, en ja, na die opening van ́n derde deur, in ́ n groot kluis of kelder, wat alle ronde met kratte en massiewe bokse is opgestapel.
Sayın Merryweather, bir fener ışığı durdu, sonra karanlık bir aşağı bize yürütülen toprak kokulu geçişi ve bu yüzden, büyük bir tonoz içine üçüncü bir kapı açıldıktan sonra veya bodrum katı, büyük kutular ve kasalar ile her türlü yuvarlak yığılmış.