"Fish" kelimesinin Türkçe'e çevirisi
Balık, Balıklar, balık , "Fish" ifadesinin Türkçe içine en iyi çevirileridir.
A surname, from the common noun fish. [..]
-
Balık
properFish and meat are both nourishing, but the latter is more expensive than the former.
Balığın ve etin besin değerleri yüksek ama ikincisi öncekine göre daha pahalıdır.
-
Balıklar
Fish and meat are both nourishing, but the latter is more expensive than the former.
Balığın ve etin besin değerleri yüksek ama ikincisi öncekine göre daha pahalıdır.
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" Fish " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Alternatif yazımla çeviriler
(countable) A cold-blooded vertebrate animal that lives in water, moving with the help of fins and breathing with gills. [..]
-
balık
nounvertebrate animal [..]
Tom left to go fishing shortly before dawn.
Tom şafaktan hemen önce balık tutmaya gitmek için ayrıldı.
-
balık avlamak
Balık yakalamak veya yakalamaya çalışmak
I'm taking a week off to do some fishing.
Ben biraz balık avlamak için bir hafta izin alıyorum.
-
balık tutmak
Tom usually fishes off the dock, but sometimes he fishes from the shore.
Tom genellikle iskeleden balık tutar ama bazen kıyıdan balık tutar.
-
Daha az sıklıkta çeviriler
- balıklar
- balık eti
- Balık
- tutmak
- avlamak
- balik
- aramak
- adam
- araştırmak
- balık satan kadın
- balık yakalamak
- içinde balık avlamak
- seren berkitmek
- seçip almak
- çekip çıkarmak
- balık tutuyormak
- balık, balık eti, balık tutmak
fluorescent in-situ hybridization; a technique used to identify whether a DNA sample has a specific sequence.
İngilizce - Türkçe sözlüğünde "FISH"
Şu anda sözlükte FISH için hiç çevirimiz yok, belki bir tane ekleyebilirsiniz? Otomatik çeviri, çeviri belleği veya dolaylı çevirileri kontrol ettiğinizden emin olun.
"Fish" içeren resimler
Türkçe'e çevirileri olan "Fish" benzeri ifadeler
-
soğuk kimse, soğuk nevale
-
keşke tabağında bir balık olsaydım
-
Dörtgöz
-
tuzlu su balığı
-
balık bıçağı
-
ağzını açmayanın başı derde girmez · çeneni tutarsan başın belaya girmez