"Set" kelimesinin Türkçe'e çevirisi
Set, takım, ayarlamak , "Set" ifadesinin Türkçe içine en iyi çevirileridir.
An ancient Egyptian god, variously described as the god of chaos, the god of thunder and storms, or the god of destruction. [..]
-
Set
Set (mitoloji)
Tom always keeps a set of jumper cables in the trunk of his car.
Tom her zaman onun arabasındaki sandıkta bir set atlama kabloları saklar.
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" Set " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Alternatif yazımla çeviriler
(transitive) To put (something) down, to rest. [..]
-
takım
nouncollection of various objects for a particular purpose, such as a set of tools
Apparently, Tom's car needs a new set of tires.
Öyle görünüyor ki Tom'un arabasının yeni bir takım lastiğe ihtiyacı var.
-
ayarlamak
verbto adjust [..]
I'd like to set up a meeting with Tom.
Tom'la bir görüşme ayarlamak isterim.
-
kurmak
verbto arrange with dishes and cutlery
A fund was launched to set up a monument in memory of the dead man.
Ölü bir adamın anısına bir anıt kurmak için bir fon başlatıldı.
-
Daha az sıklıkta çeviriler
- küme
- hazır
- koymak
- belirlemek
- batmak
- kararlı
- yapmak
- tamamlamak
- yerleştirmek
- katılaşmak
- yapılmış
- grup
- açmak
- koleksiyon
- donmak
- pekişmek
- ayarlanmış
- değişmez
- belirli
- sahne
- düzeltmek
- başlamak
- cihaz
- hazırlamak
- düzenlemek
- sabit
- dekor
- seri
- verilmiş
- ayırmak
- göstermek
- yerleşmiş
- oturtmak
- oturmak
- koyulmak
- girişmek
- basmakalıp
- saptamak
- düzenli
- kışkırtmak
- topluluk
- süslemek
- donatmak
- gurup
- katılaştırmak
- tartmak
- doğrultmak
- yazmak
- yığın
- fitillemek
- mizanpli
- yükseltmek
- aynı
- repertuar
- vaziyet
- zamanı belirlemek
- kaydetmek
- kaybolmak
- rahatlatmak
- anlatmak
- batış
- etkilemek
- muayyen
- feshetmek
- duruş
- dondurmak
- antoloji
- belirginleştirmek
- fide
- güldeste
- klik
- lağvetmek
- alçaltmak
- resmetmek
- oturuş
- pekiştirmek
- seçki
- meyil
- mâni
- yaymak
- batma
- adetlere uygun
- ayrı koymak
- bahse girişmek
- beyan etmek
- dik durdurmak
- eğilim temayül
- geri almak
- göz önüne sermek
- harflerini dizmek
- ileri sürmek
- iptal etmek
- işe başlatmak
- kakma işi yapmak
- kendine getirmek
- kuluçka makinasına koymak
- kuluçkaya yatırmak
- mevkiini yükseltmek
- meydana koymak
- mizanpli yapmak
- sahile doğru esmek
- serbest bırakmak
- stüdyo düzlüğü
- sınırlarını belirtmek
- tanzim etmek
- tayin etmek
- tenis set
- tertip etmek
- tesis etmek
- teskin etmek
- yere koymak
- yola çıkmak
- yön vermek
- set
- dizi
- etmek
- ayar
- durum
- dizmek
- kullanmak
- plan
- takmak
- gelmek
- yuva
- dikmek
- servis
- aygıt
- bağlamak
- kararlaştırmak
- saldırtmak
- sarmak
- bestelemek
- muntazam
- inatçı
- ekmek
- proje
- azimli
- sertleştirmek
- zümre
- Küme
- bina etmek
- bulup yerini göstermek
- vermek
- olmak
- tutmak
- geçmek
- kütle
- sertleşmek
- derme
- ekipman
- (briç) yenilgi. set square gönye. a dead set engel
- (mat.) dizi. a set of teeth diş takımı. dinner set sofra takımıi the fast set hızlı yaşayanlar grubu.
- (matb.) dizmek
- (müz.) bestelemek
- (saç) sarmak
- (set
- (tiyatro) dekor
- akıntı veya rüzgarın yönü
- aleyhine çevirmek. set apart bir kenara ayırmak
- alıcı
- arzetmek. set bread hamura maya katmak ve dinlendirmek. set by bir kenara koymak
- ateşe vermek. set foot in (bir yere) ayak basmak. set forth zikretmek
- ateşe vermek. set on foot başlatmak. set one' cap for (k. dili) kancasını takmak
- av köpeğinin avı göstermesi.
- başlamak. set to music bestelemek. set to rights düzeltmek
- birinin peşini bırakmamak (evlenmek maksadıyle) set one' heart on ele geçirmeye veya yapmaya azmetmek. set out yola çıkmak
- bulup yerini göstermek (av köpeği)
- daldırmak (fidan) set out for yola çıkmak. set out on başlamak. set out to e kalkışmak
- denize açılmak (gemi) set store by çok kıymetli saymak. set the fashion moda çıkarmak
- dikine koymak. set on fire tutuşturmak
- dikmek (fidan)
- düzeltmek. set loose başıboş bırakmak
- e koyulmak. set over mesuliyeti yüklemek. set right düzeltmek
- gerip tam yerine getirmek (yelken) set up a loud noise yaygarayı basmak. set up housekeeping ev açmak. set upon üzerine saldırmak veya saldırtmak.
- göz koymak. set fire to tutuşturmak
- ilerisi için saklamak. set by the ears boğuşmak. set down indirmek
- ilerlemesini engellemek. set back on one' heels şaşkına çevirmek. set before önüne koymak
- ilerletmek. set free serbest bırakmak
- kenara bırakmak. set at ease yatıştırmak
- kibrini kırmak. set eyes on görmek
- kırık veya çıkığını yerine oturtmak
- meydana gelmek
- muntazam.
- sahile doğru ilerlemek (met) set in order sıraya koymak
- salıvermek. set in başlamak
- salıvermek. set off ayrı koymak
- sin set
- sinirlendirmek. set on end dikmek
- süslemek. set on saldırtmak
- sıkıntısını gidermek. set at large serbest bırakmak. set at naught hiçe saymak. set at work işe başlatmak. set back geri bırakmak
- tahsis etmek. set a price on someone' head aranılan bir kimsenin kellesine fiyat biçmek. set aside bir tarafa koymak
- tashih etmek. set sail yelken açmak
- tashih etmek. set up havaya dikmek
- televizyon veya radyo alıcısı
- tespit etmek
- testere dişlerinin çaprazlanması
- teşebbüs etmek. set afloat yüzdürmek. set against mukayese etmek
- ting) koymak
- yola koyulmak. set forward ileri koymak
- yönelmek. set about başlamak
- yükseltmek (ses)
- örnek olmak. set the pace yarışta nasıl koşulacağını göstermek. set the teeth çaprazlamak (testere) set the watch nöbet dağıtmak. Set them up! İçkiler benden ! set to girişmek
- üzerine koymak. set on edge kamaştırmak (diş)
"Set" içeren resimler
Türkçe'e çevirileri olan "Set" benzeri ifadeler
-
varsayılan yazıcı ayarları
-
sınıf
-
birine tuzak kurmak
-
bu çevrelerde
-
birlikte çalışan mod kümesi
-
çift baytlı karakter kümesi
-
sonsuz küme
-
Ayarları Uygula