"age" kelimesinin Türkçe'e çevirisi

yaş, çağ, yaşlanmak , "age" ifadesinin Türkçe içine en iyi çevirileridir.

age verb noun dil bilgisi

The whole duration of a being, whether animal, vegetable, or other kind; lifetime. [..]

+ Ekle

İngilizce-Türkçe sözlüğü

  • yaş

    noun

    one of the stages of life [..]

    Tom began living by himself at the age of sixteen.

    Tom on altı yaşında tek başına yaşamaya başladı.

  • çağ

    noun

    a long time [..]

    We often hear it said that ours is essentially a tragic age.

    Biz genellikle, bizimkinin aslında trajik bir çağ olduğunun söylenildiğini duyuyoruz.

  • yaşlanmak

    verb

    intransitive: become old

    Ageing isn't good, but the alternative is no better.

    Yaşlanmak iyi değildir ama alternatifi daha iyi değildir.

  • Daha az sıklıkta çeviriler

    • yaşlılık
    • yetişkin
    • ömür
    • devir
    • nesil
    • olgunluk
    • kuşak
    • yaşam
    • jenerasyon
    • ergin
    • dönem
    • eskimek
    • yaşındaki
    • zaman
    • asır
    • senelerce
    • ihtiyarlamak
    • yüzyıl
    • dinlendirilmiş
    • gün
    • sene
    • kocamaz
    • yaşlı
    • yaşlandırmak
    • çakmak
    • yaş, yaşlılık, rüşt, çağ, çok uzun zaman, asır, yaşlanmak, ihtiyarlamak, eskimek, ihtiyarlatmak, eskitmek,
  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" age " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Alternatif yazımla çeviriler

Age dil bilgisi

Formal use of the word age, indicating the name of a specific era. [..]

+ Ekle

İngilizce-Türkçe sözlüğü

  • Yaş

    noun

    A content descriptor developed by the Pan European Game Information (PEGI)

    I read The Age of Spiritual Machines by Ray Kurzweil in Amsterdam on September 7, 2006.

    7 Eylül 2006'da Amsterdam'da Ray Kurzweil tarafından yazılan Ruhsal Yaş Makineleri'ni okudum.

  • çağa

    noun

    If you could go back to any age, what age would you choose?

    Herhangi bir çağa geri gidebilsen, hangi çağı seçersin?

  • ömür

    noun

    Aged Jacob lived out his days in Egypt, surrounded by his growing family.

    Yaşlı Yakup kalan ömrünü Mısır’da, giderek büyüyen ailesinin yanında geçirdi.

AGE
+ Ekle

İngilizce - Türkçe sözlüğünde "AGE"

Şu anda sözlükte AGE için hiç çevirimiz yok, belki bir tane ekleyebilirsiniz? Otomatik çeviri, çeviri belleği veya dolaylı çevirileri kontrol ettiğinizden emin olun.

Türkçe'e çevirileri olan "age" benzeri ifadeler

Ekle

"age" metninin bağlamda Türkçe'e çevirileri, çeviri belleği