"bonding" kelimesinin Türkçe'e çevirisi
bağlar, birbirine bağlanma , "bonding" ifadesinin Türkçe içine en iyi çevirileridir.
bonding
noun
verb
dil bilgisi
Present participle of bond. [..]
-
bağlar
verb nounYou can't destroy the precious bond between mother and child.
Anne ve çocuk arasındaki değerli bağları yok edemezsiniz.
-
birbirine bağlanma
Okay, Gustav, feeding time is bonding time for a dragon and its rider, and this is how we bond.
Pekâlâ Gustav, yemek zamanı ejderha ile binicisinin birbirine bağlanma zamanıdır ve bu da bizim bağlanma şeklimizdir.
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" bonding " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Türkçe'e çevirileri olan "bonding" benzeri ifadeler
-
bağönler
-
kaliteli kâğıt
-
güçlü bir duygusal bağ
-
anlaşma · bağ · bağ ilişki tahvil · bağ irtibat · bağlamak · bağlanma · bağlantı · bağlayıcı · birleşme · birleştirmek · bono · bono, senet, resmi, yazılı anlaşma ya da söz, muhabbet, hoşlanma, karşılıklı sevgi, bağ, birbirine yapışma, bağlanma, birleşme, bağ, yapıştırmak, birleştirmek, yapışmak, birleşmek · cariye. bondman erkek köle · cariye. bondsman kefalet veren kimse. bondwoman cariye · duvar örmek. bondage kölelik · esaret. bondholder tahvilat hamili bondmaid kadın köle · fertleri bir grup halinde bir araya getiren ilişki · gümrüğü ödenmemiş malların hükümette muhafaza edilme durumu · halayık. bonded debt rehinli tahvil · ilişki · ip · ipotek etmek · kefalet · kefalete raptetmek · muhabbet · mukavele · mukaveler bono · münasebet · oluşturmak · rabıta · senet · serflik · sözleşme · tahvil · tahvilat · tahvilat. bonded goods gümrükte muhafaza altına alınmış eşya. bonded warehouse gümrük antreposu. · toprağa bağlı köylü. bond paper iyi cins mektupluk kağıt. bondservant köle. bondslave köle · tutkal · yapışmak · yapıştırmak · yapıştırıcı madde · yapışıklık · zincir · örgü
-
noktabağ
-
anlaşma yapmak
Örnek ekle
Ekle