"lamentable" kelimesinin Türkçe'e çevirisi
acıklı, acınacak, ağlanacak , "lamentable" ifadesinin Türkçe içine en iyi çevirileridir.
lamentable
adjective
dil bilgisi
Causing sorrow, distress or regret; deplorable, pitiful or distressing. [..]
-
acıklı
-
acınacak
For a boy of 17, you show a lamentable lack of curiosity.
17 yaşında biri için, acınacak bir merak eksikliğin var.
-
ağlanacak
If we could bring laughter to Darfur, we could end this horrible, lamentable tragedy that's going on there.
Eğer Darfur'a mezbahane getiseydik, bunun sonu çok kötü olurdu, Ağlanacak bir trajedi yaşanıyor orda.
-
Daha az sıklıkta çeviriler
- matemli
- ağlatır
- acınacak halde
- yürekler acısı
- berbat
- perişan
- acınacak halde.
- esef edilecek. lamentably ağlanacak halde
- içler acısı, acınacak, ağlanacak
- keder ifade eden
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" lamentable " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Türkçe'e çevirileri olan "lamentable" benzeri ifadeler
-
dövünmek
-
acınmak · ah · ağlama · ağlamak · ağlayıp sızlamak, yasını tutmak, ağıt, ağlama, inleme, yasını tutma · ağlayış · ağıt · biri için ağlamak veya keder etmek · dert yanmak · dövünmek · feryat · feryat. lamented muteveffa · figan · figan etmek · hüzün · inleme · inlemek · keder · matem · matem tutmak · matemi tutulan · matemi tutulan. · matemini tutmak · suçlama · sızlanmak · yakınmak · yas · yas tutmak · şikayet · şikâyet · şikâyet etmek
-
ağlama · ağlayış · ağıt · feryat · figan · inleme · yas · yas, feryat, figan, ağıt
-
ağlama · ağlayış · ağıt · feryat · figan · inleme · yas · yas, feryat, figan, ağıt
-
acınmak · ah · ağlama · ağlamak · ağlayıp sızlamak, yasını tutmak, ağıt, ağlama, inleme, yasını tutma · ağlayış · ağıt · biri için ağlamak veya keder etmek · dert yanmak · dövünmek · feryat · feryat. lamented muteveffa · figan · figan etmek · hüzün · inleme · inlemek · keder · matem · matem tutmak · matemi tutulan · matemi tutulan. · matemini tutmak · suçlama · sızlanmak · yakınmak · yas · yas tutmak · şikayet · şikâyet · şikâyet etmek
-
ağlama · ağlayış · ağıt · feryat · figan · inleme · yas · yas, feryat, figan, ağıt
-
acınmak · ah · ağlama · ağlamak · ağlayıp sızlamak, yasını tutmak, ağıt, ağlama, inleme, yasını tutma · ağlayış · ağıt · biri için ağlamak veya keder etmek · dert yanmak · dövünmek · feryat · feryat. lamented muteveffa · figan · figan etmek · hüzün · inleme · inlemek · keder · matem · matem tutmak · matemi tutulan · matemi tutulan. · matemini tutmak · suçlama · sızlanmak · yakınmak · yas · yas tutmak · şikayet · şikâyet · şikâyet etmek
-
acınmak · ah · ağlama · ağlamak · ağlayıp sızlamak, yasını tutmak, ağıt, ağlama, inleme, yasını tutma · ağlayış · ağıt · biri için ağlamak veya keder etmek · dert yanmak · dövünmek · feryat · feryat. lamented muteveffa · figan · figan etmek · hüzün · inleme · inlemek · keder · matem · matem tutmak · matemi tutulan · matemi tutulan. · matemini tutmak · suçlama · sızlanmak · yakınmak · yas · yas tutmak · şikayet · şikâyet · şikâyet etmek
Örnek ekle
Ekle