"live" kelimesinin Türkçe'e çevirisi

yaşamak, canlı, oturmak , "live" ifadesinin Türkçe içine en iyi çevirileridir.

live adjective verb adverb dil bilgisi

(intransitive) To be alive; to have life. [..]

+ Ekle

İngilizce-Türkçe sözlüğü

  • yaşamak

    verb

    survive, persevere [..]

    I don't want to live as a couple. It's like having a dog.

    Ben bir çift olarak yaşamak istemiyorum. Bu bir köpeğe sahip olmak gibidir.

  • canlı

    adjective adverb

    as it happens [..]

    The soccer game will be transmitted live at five p.m.

    Futbol maçı öğleden sonra saat beş'te canlı yayınlanacak.

  • oturmak

    verb

    Layla and Salima lived in the same apartment, but they were very different women.

    Leyla ve Selime aynı dairede oturuyorlardı ama çok farklı kadınlardı.

  • Daha az sıklıkta çeviriler

    • geçinmek
    • yaşayan
    • diri
    • hayatta kalmak
    • beslenmek
    • patlamamış
    • hareketli
    • canlı olmak
    • naklen
    • güncel
    • geçirmek
    • parlak
    • eğleşmek
    • zinde
    • asıl yerinde bulunan
    • basılmaya hazır
    • elektrikle dolu
    • hayat dolu
    • hayata ait
    • hayatta olmak
    • ikamet etmek
    • sağ olmak
    • yaşayanlara ait
    • ömür sürmek
    • aktif
    • faal
    • yaşamak, oturmak, yaşamak, gereksinimlerini karşılamak, geçinmek, diri, canlı,
  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" live " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Alternatif yazımla çeviriler

Live
+ Ekle

İngilizce-Türkçe sözlüğü

  • Live

    Live (Blind Guardian album)

    I want the same brilliant mind that solved the unified field theory to help me help Live Corp.

    Live Corp'u yükseltmeme yarayacak birleşik alan teorisini çözmemde bana yardım edebilecek muhteşem bir zekaya ihtiyacım var.

Türkçe'e çevirileri olan "live" benzeri ifadeler

Ekle

"live" metninin bağlamda Türkçe'e çevirileri, çeviri belleği