"serving" kelimesinin Türkçe'e çevirisi

porsiyon, servis, tabak , "serving" ifadesinin Türkçe içine en iyi çevirileridir.

serving adjective noun verb dil bilgisi

(uncountable) The action of the verb to serve . [..]

+ Ekle

İngilizce-Türkçe sözlüğü

  • porsiyon

    Herhangi bir yemekten bir kimseye verilen belirli miktar.

    I've heard that eating one or two servings of fish a week will reduce your chances of getting heart disease.

    Haftada bir ya da iki porsiyon balık yemenin kalp hastalığına yakalanma olasılığınızı azaltacağını duydum.

  • servis

    Noun

    Pancakes are served with powdered sugar and butter, and sometimes with syrup.

    Krepler pudra şekeri ve tereyağı ve bazen şurup ile servis edilir.

  • tabak

    noun

    All they serve is huge platters of charred greasy beef.

    Kocaman tabaklarda yanmış, yağlı sığır eti dışında bir şey yoktu.

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" serving " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Türkçe'e çevirileri olan "serving" benzeri ifadeler

  • -e hizmet etmek, hizmet vermek, hizmetinde olmak, çalışmak, bir yerde çalışmak, bir iş yapmak, gereksinimini karşılamak, yetmek, yeterli olmak, işini görmek, işine yaramak, · askerlik yapmak · atış · bakmak · ceza çekmek · doldurup ateşlemek · elvermek · emrini yerine getirmek · faydalı olmak · görev almak · görev yapmak · görevini görmek · hapiste yatmak · hizmet · hizmet etmek · hizmet vermek · hizmetinde olmak · hizmetini görmek · hizmetkarı olmak · iş görmek · işe yaramak · işine gelmek · işini görmek · kullanmak · kulluk etmek · kâfi gelmek · müddetini tamamlamak · müşteriye bakmak · porsiyon · service · servis · servis atmak · servis yapmak · tapmak · tebliğ etmek · uygun olmak · vermek · yaramak · yardım etmek · yerine geçmek · yeterli olmak · yetişmek · yetmek · çalişmak · çalışmak · çekmek · çiftleşmek
  • cehennemde hükümdar olmak cennette hizmetçi olmaktan iyidir
  • nereye gideceğini bilmeyen gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez · nereye gideceğini bilmeyen kaptana hiçbir rüzgar yardım edemez
  • müstehak olmak
  • ettiğini buldu · hak etti · hak ettiğini buldu · müstehaktır · oh olsun · ona müstehak · şeytan azapta gerek
  • sekiz gezegenin ingilizce isimlerini (mercury, venus, earth, mars, jupiter, saturn, uranus, neptune) hatırlayabilmek için uydurulmuş bir anımsatıcı cümle
  • görev yapmak · hapis cezasını çekmek · hapis yatmak · hizmet vermek · staj yapmak
Ekle

"serving" metninin bağlamda Türkçe'e çevirileri, çeviri belleği