"take" kelimesinin Türkçe'e çevirisi
almak, tutmak, götürmek , "take" ifadesinin Türkçe içine en iyi çevirileridir.
take
Verb
verb
noun
dil bilgisi
(transitive) To grasp with the hands. [..]
-
almak
verb fiilto support or carry without failing or breaking [..]
Tom takes tap dancing lessons twice a week.
Tom, haftada iki kez tepinme dansı dersleri alır.
-
tutmak
verb fiilto grab with the hands [..]
Tom didn't have enough money to take a taxi.
Tom'un taksi tutacak parası yoktu.
-
götürmek
verb fiilto carry [..]
Jimmy insisted on my taking him to the zoo.
Jimmy benim onu hayvanat bahçesine götürmem konusunda ısrar etti.
-
Daha az sıklıkta çeviriler
- seçmek
- katlanmak
- taşımak
- tutma
- tutuş
- çekmek
- kaldırmak
- tepki
- dayanmak
- kabul etmek
- tahammül etmek
- getirmek
- görüş
- sürmek
- kazanç
- etmek
- anlamak
- saymak
- kâr
- gerektirmek
- çıkarmak
- ele geçirmek
- olmak
- sanmak
- kazanmak
- kapmak
- yakalamak
- ölçmek
- ayrılmak
- kavramak
- kiralamak
- kapsamak
- alma
- bakmak
- elde etmek
- girmek
- çalmak
- yapmak
- binmek
- (araç vb. içine kişi) almak
- (bir manaya) çekmek
- (bir yeri) almak
- (canına) kastetmek
- (canına) kıymak
- (ciddi/önemli) saymak
- (ciddiye) almak
- (ders) almak
- (film) çekim
- (film) çekmek
- (film) çevirmek
- (fotoğraf) çekmek
- (gurur vb) duymak
- (gurur) duymak
- (göreve) geçmek
- (görsel/mental) cevap
- (güven, gurur vb) duymak
- (hasta) olmak
- (ilaç) almak
- (işlem) çıkarmak
- (nabza) bakmak
- (nabız vb) kontrol etmek
- (not) almak
- (silaha/kitaba/gırtlağına) sarılmak
- (sınava girmek
- (sınava) girmek
- (telefon vb.) bakmak
- (yanına) almak
- (yerini) doldurmak
- (zaman) almak
- (zaman/süre) sürmek
- (zamanını) doldurmak
- (üst seviyeye) taşımak
- -e almak
- -e sahip olmak
- acıya dayanmak
- acıya katlanmak
- ahzetmek
- almak (bir virajı)
- almak (ders)
- almak (elle/ellerle)
- alıntı
- atlatmak
- avanta
- avlanan hayvan miktarı
- aşırmak
- bir seferde avlanan av miktarı
- birbirine geçmek
- birini götürmek
- biriyle gitmek
- cinsel ilişkiye girmek
- deneme
- ders almak
- değerlendirme
- değerlendirmek
- dinleyip ona göre hareket etmek
- dönmek (bir köşeyi)
- düşünce
- etkili olmak
- fikir
- gasp etmek
- gerekmek (bir şeyin çalıştırılması veya tamamlanması için belirli bir şey)
- geçmek (bir engelin üstünden)
- gibi anlamak
- girişim
- göreve gelmek
- harcamak (enerji)
- hasat
- hasılat (para olarak)
- icap etmek
- ilaç almak
- içine sığmak
- işe yaramak
- işgal etmek
- kabul edilmek
- kabul etme (vücut)
- kabullenmek
- kaleme almak
- kar
- karşılaşmayı kazanmak
- katmak (bir yemeğe tat verebilecek bir madde)
- katık
- kayıt (müzik)
- koymak (bir yemeğe tat verebilecek bir madde)
- kullanmak
- kullanmak (bir taşıtı)
- muayene etmek
- oltaya vurmak
- otobüs
- pay
- reaksiyon
- sapmak (belirli bir yöne doğru)
- sarf etmek
- sürmek (iş/yolculuk vb belirli bir zaman)
- sıkmak (bir yemeğe tat verebilecek bir madde)
- tedavi etmek
- teşebbüs
- took - taken
- toplamak
- tren
- tutmak (aşı)
- tutmuş aşı
- tutulan balık miktarı
- tutuşmak
- tüketmek (enerji/benzin)
- vurgun
- yaklaşmak
- yaklaşım
- yanmak
- yöntem
- zapt etmek
- zorla elde etmek
- çekim
- çekim (fotoğraf)
- çekmek (foto)
- çıkarmak (bir sayıyı)
- çıkartmak
- ölçerek elde etmek
- ölçüsünü almak
- öğrenmek
- üye olmak
- indirmek
- sökmek
- üstlenmek
- alışmak
- hasılat
- başlamak
- kaplamak
- havalanmak
- koparmak
- alış
- faydalanmak
- karşılamak
- zaptetmek
- gezmek
- duymak
- hissetmek
- oturmak
- dinlemek
- aldatmak
- kandırmak
- çatmak
- varsaymak
- yararlanmak
- kaydetmek
- uğramak
- kenetlenmek
- alçaltmak
- yutturmak
- daraltmak
- karışmak
- parti
- yazmak
- gerekmek
- abone olmak
- ateş almak
- cesaret almak
- da yanmak
- ele almak
- farkına varmak
- farz etmek
- ile gitmek
- istifade etmek
- içeriye almak
- işe almak
- kavrama
- kibrini kırmak
- kiralanmış arazi
- muteber olmak
- parçalara ayırmak
- poliçeyi ödemek
- rüşvet alarak halletmek
- satın almak
- taklit etmek
- tuzağa düşürmek
- vazife vermek
- yelken sarmak
- öfkesini birisinden çıkarmak
- ölümüne sebep olmak
- üstüne almak
- üzerine almak
- istemek
- farzetmek
- fethetmek
- ulaştırmak
- değmek
- azarlamak
- almak, götürmek, kiralamak, tutmak, kazanmak, almak,
- alıp götürmek
- zorla almak
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" take " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
"take" içeren resimler
Türkçe'e çevirileri olan "take" benzeri ifadeler
-
beni olduğum gibi kabul et
-
ansızın olmak, şaşırtmak · baskın yapmak · gafil avlamak
-
cesaret bulmak · cesaretlenmek
-
darılmamak, gücenmemek
-
balık baştan kokar · bir baş soğan bir kazanı kokutur · bir korkak bir orduyu bozar · bir uyuz keçi bir sürüyü boklar · itle yatan bitle kalkar · körle yatan şaşı kalkar · kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan · üzüm üzüme baka baka kararır
-
ıssız adaya düşsen yanına alacağın üç şey ne olurdu?
Örnek ekle
Ekle