"unusually" kelimesinin Türkçe'e çevirisi
çok, fevkalade, ender olarak, alışılmamış bir biçimde, çok, aşırı derecede , "unusually" ifadesinin Türkçe içine en iyi çevirileridir.
unusually
adverb
dil bilgisi
In an unusual manner. [..]
-
çok
adverbMy interest, frankly, is to disprove that it's anything unusual or anything paranormal.
Açıkcası, ben daha çok bunun görülmemiş ya da doğaüstü bir şey olduğu tezini çürütmekle uğraşıyorum.
-
fevkalade
adjectiveOne, I have an unusually high tolerance for risk,
İlki, zarar olasılığına karşı fevkalade bir toleransım var,
-
ender olarak, alışılmamış bir biçimde, çok, aşırı derecede
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" unusually " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Alternatif yazımla çeviriler
Unusually
+
Çeviri ekle
Ekle
İngilizce - Türkçe sözlüğünde "Unusually"
Şu anda sözlükte Unusually için hiç çevirimiz yok, belki bir tane ekleyebilirsiniz? Otomatik çeviri, çeviri belleği veya dolaylı çevirileri kontrol ettiğinizden emin olun.
Türkçe'e çevirileri olan "unusually" benzeri ifadeler
-
acayip · alışık olunmayan · alışılmadık · alışılmamış · anormal · değişik · ender · fevkalade · fevkaladelik · fevkaladelik. · garip · görülmedik · müstesna · nadir · olağan dışı · olağan olmayan · olağan olmayan, alışılmamış, ender, görülmedik · olağandışı · olağandışı. unusually nadiren · olağanüstü · seyrek · seyrekçe. unusualness nadirlik · sıra dışı · tuhaf · ucube · yabancı · özgün
-
acayip · alışık olunmayan · alışılmadık · alışılmamış · anormal · değişik · ender · fevkalade · fevkaladelik · fevkaladelik. · garip · görülmedik · müstesna · nadir · olağan dışı · olağan olmayan · olağan olmayan, alışılmamış, ender, görülmedik · olağandışı · olağandışı. unusually nadiren · olağanüstü · seyrek · seyrekçe. unusualness nadirlik · sıra dışı · tuhaf · ucube · yabancı · özgün
-
acayip · alışık olunmayan · alışılmadık · alışılmamış · anormal · değişik · ender · fevkalade · fevkaladelik · fevkaladelik. · garip · görülmedik · müstesna · nadir · olağan dışı · olağan olmayan · olağan olmayan, alışılmamış, ender, görülmedik · olağandışı · olağandışı. unusually nadiren · olağanüstü · seyrek · seyrekçe. unusualness nadirlik · sıra dışı · tuhaf · ucube · yabancı · özgün
-
acayip · alışık olunmayan · alışılmadık · alışılmamış · anormal · değişik · ender · fevkalade · fevkaladelik · fevkaladelik. · garip · görülmedik · müstesna · nadir · olağan dışı · olağan olmayan · olağan olmayan, alışılmamış, ender, görülmedik · olağandışı · olağandışı. unusually nadiren · olağanüstü · seyrek · seyrekçe. unusualness nadirlik · sıra dışı · tuhaf · ucube · yabancı · özgün
-
acayip · alışık olunmayan · alışılmadık · alışılmamış · anormal · değişik · ender · fevkalade · fevkaladelik · fevkaladelik. · garip · görülmedik · müstesna · nadir · olağan dışı · olağan olmayan · olağan olmayan, alışılmamış, ender, görülmedik · olağandışı · olağandışı. unusually nadiren · olağanüstü · seyrek · seyrekçe. unusualness nadirlik · sıra dışı · tuhaf · ucube · yabancı · özgün
Örnek ekle
Ekle