"wick" kelimesinin Türkçe'e çevirisi

fitil, köy, kasaba , "wick" ifadesinin Türkçe içine en iyi çevirileridir.

wick adjective verb noun dil bilgisi

A bundle, twist, braid, or woven strip of cord, fabric, fiber, or other porous material in a candle, oil lamp, kerosene heater, or the like, that draws up liquid fuel, such as melted tallow, wax, or the oil, delivering it to the base of the flame for conversion to gases and burning; any other length of material burned for illumination in small successive portions. [..]

+ Ekle

İngilizce-Türkçe sözlüğü

  • fitil

    noun

    the porous cord that draws up liquid fuel for burning [..]

    There is nothing left of me but a bit of burnt wick and a wisp of smoke.

    Benden geriye kalan sadece küle dönmüş bir fitil ve ince bir duman.

  • köy

    adjective noun
  • kasaba

    noun
  • Daha az sıklıkta çeviriler

    • fitil wicked fitilli. wicking fitil maddesi.
    • kasaba.
  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" wick " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Alternatif yazımla çeviriler

Wick proper

A town in north-eastern Caithness, Scotland

+ Ekle

İngilizce - Türkçe sözlüğünde "Wick"

Şu anda sözlükte Wick için hiç çevirimiz yok, belki bir tane ekleyebilirsiniz? Otomatik çeviri, çeviri belleği veya dolaylı çevirileri kontrol ettiğinizden emin olun.

"wick" içeren resimler

Türkçe'e çevirileri olan "wick" benzeri ifadeler

  • şeytanlık düşünmek
  • · "the" ile kötü kişiler. wickedly günahkarca. wickedness günahkârlık. · adi · ahlaksız · alçak · aşağılık · bayağı · berbat · fena · günahkar · günahkâr · habis · hain · hayırsız · hınzır · kötü · kötü huylu · kötü, yaman, nefret dolu, yaramaz, şuluk, muzip, ayıplanacak · kötücül · lanetli · muzip · soysuz · tehlikeli · uğursuz · yaramaz · çok ustalıklı · şerefsiz · şeytani · şeytansı · şeytanî
  • fitil
  • Wicked Game
  • · "the" ile kötü kişiler. wickedly günahkarca. wickedness günahkârlık. · adi · ahlaksız · alçak · aşağılık · bayağı · berbat · fena · günahkar · günahkâr · habis · hain · hayırsız · hınzır · kötü · kötü huylu · kötü, yaman, nefret dolu, yaramaz, şuluk, muzip, ayıplanacak · kötücül · lanetli · muzip · soysuz · tehlikeli · uğursuz · yaramaz · çok ustalıklı · şerefsiz · şeytani · şeytansı · şeytanî
  • · "the" ile kötü kişiler. wickedly günahkarca. wickedness günahkârlık. · adi · ahlaksız · alçak · aşağılık · bayağı · berbat · fena · günahkar · günahkâr · habis · hain · hayırsız · hınzır · kötü · kötü huylu · kötü, yaman, nefret dolu, yaramaz, şuluk, muzip, ayıplanacak · kötücül · lanetli · muzip · soysuz · tehlikeli · uğursuz · yaramaz · çok ustalıklı · şerefsiz · şeytani · şeytansı · şeytanî
Ekle

"wick" metninin bağlamda Türkçe'e çevirileri, çeviri belleği