"şehit" kelimesinin Arapça'e çevirisi
شهيد, شهداء, شهيدة , "şehit" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.
-
شهيد
noun masculineNasıl olur da, senin gibi bir şehit çocuğunun bile okul gezisi için para vermesi gerekiyor?
كيف تكون ابنة شهيد ولا يزال يتعين عليها أن تدفع للرحلة ؟
-
شهداء
noun masculineTüm bu ev tuzaklanmış durumda, hepinizi şehit etmek istiyor.
هذا المكان بأكمله مزور و هو يريد أن يجعل منكم جميعاً شهداء
-
شهيدة
noun feminineNasıl olur da, senin gibi bir şehit çocuğunun bile okul gezisi için para vermesi gerekiyor?
كيف تكون ابنة شهيد ولا يزال يتعين عليها أن تدفع للرحلة ؟
-
Daha az sıklıkta çeviriler
- شَهِيد
- شَهِيدَة
- شُهَدَاء
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" şehit " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Alternatif yazımla çeviriler
-
شهيد
noun(Ar. şehādet “şehit olmak; şâhitlik yapmak”tan şehіd) 1. Allah yolunda ve din uğrunda savaşırken ölen kimse: Ecdâdından kırk iki şehit adı bilirim (Nâmık Kemal). Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle berâber / Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle berâber (Yahyâ Kemal). İstanbul’da bizim hayâtımız bu şehit türbelerinin etrâfındaki hürmetle başladı (Ahmet H. Tanpınar). 2. Vatan, millet, kutsal bir amaç ve görev uğrunda ölen kimse [Kelime bu anlamı Türkçe’de kazanmıştır]: “Vazîfe şehîdi.” Şâir, bir zâlime hakka riâyet etmesini ihtârı yüzünden o zâlim tarafından öldürülen insanı Hamza’dan sonra gelen en şanlı şehit sayıyor (Kaya Bilgegil). 3. “Hem meydanda hem gizli olan olayları bilen, her yerde her işi gören” anlamında esmâ-i hüsnâdan (Allâh’ın en güzel isimlerinden)dır. ѻ Şehit düşmek (olmak): Îmânı, vatanı ve kutsal bir amacı uğrunda savaşırken ölmek: Dün o da şehit oldu, kucağıma düştü (Nâmık Kemal). Türbede fetih günü şehit düşen bir velî yatar (Ahmet H. Tanpınar). Babası yüzbaşı Ziyâ Bey Yemen’de şehit düştü (Kerîme Nâdir). O yeşil örtülü türbe, sanki bütün bu ülkelere “kelimetullâh’ı” getirmek için şehit düşmüş yüz binlerce şehîdin sembolü idi (Sâmiha Ayverdi). Şehit etmek: Amacı uğrunda savaşan birini öldürmek. Şehit vermek: Din, îman ve vatan yolunda yapılan savaşta kayıp vermek: Kaç şehit vermek lâzımsa verecek ve geçiti geçecekti (Reşat N. Güntekin). Şehîd-i aşk: tasavvuf. 1. Allah’a âşık olan, her yerde ve her tecellîde Hakk’ı müşâhede eden kimse: Şehîd-i aşk olup feyz-i bekā kesb eylemek hoştur / Ne hâsıl bî-vefâ dehrin hayât-ı müsteârından (Fuzûlî’den). Hayrette kaldı seyr-i cemâlinle tâ-ebed / Şemşîr-i gamzen ile olanlar şehîd-i aşk (Osman Şems). 2. Böyle bir aşk ve müşâhede içinde ölen veya öldürülen kimse. Şehîd-i Kerbelâ: Hz. Muhammed’in Kerbelâ’da şehit edilen torunu Hz. Hüseyin.
Şehit ya da işbirlikçinin fiyatı aynı mı?
هل السعر للشهيد هو نفس السعر بالنسبة للمتعاون ؟