"Dahil" kelimesinin Arapça'e çevirisi

دخيل, داخل, داخِل , "Dahil" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.

Dahil
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • دخيل

    (Ar. duḫūl “girmek, içine girmek”ten daḫіl) Birinin himâyesine sığınan, ilticâ eden (kimse): Dahîl-i dergeh-i lutf u mürüvvetin oldum / Aman aman eyâ server-i sütûde-şiâr (Ziyâ Paşa’dan). Yâ veliyyallah dahîl-i dergeh-i ihsânınam / Derd-mendindir senin Hikmet inâyet kıl aman (Hersekli Ârif Hikmet). ѻ Dahîl düşmek (olmak): Sığınmak, ilticâ etmek: Ocak ağalarından nâfizü’l-kelâm olanlara dahi dahîl düşüp hedâyâ vermekle... (Naîmâ’dan).

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" Dahil " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Alternatif yazımla çeviriler

dahil
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • داخل

    adjective verb noun adposition

    (Ar. duḫūl “içeri girmek”ten dāḫil) 1. İçinde, içinde bulunan (kimse veya şey): “Sen de bu işe dâhilsin.” “Bu hesâba yol parası dâhil midir?” ♦ i. 2. İç, içeri, iç taraf, derun: “Sâdece ev dâhilinde giyebilirsiniz.” “Evin dâhili hâricinden daha sıkıcı.” Ehl-i aşîretin emvâli gibi efkârı da karargâh-ı aşîret dâhilinde mahpus kalır (Cenap Şahâbeddin). 3. Bir devletin toprakları, ülkesi: “Dâhilde ve hâriçte.” 4. eski. İlmiye sınıfına âit bir rütbe: Fâtih’in kānunnâmesine göre nişancıların, dâhil müderrisleriyle sahn-ı seman müderrislerinden tâyin edilmeleri kānundu (İsmâil H. Uzunçarşılı). 5. zf. İçinde olduğu halde, içinde olmak üzere: “Çocuklar dâhil yirmi kişiydik.” Karım, kardeşim, anam babam dâhil / Hiç kimselere dert anlatamadım (Câhit S. Tarancı). Bugünküler dâhil hiçbir sorumlusuna kasit, hatta kötü niyet damgası basmıyorum, ama gerçek ortadadır (Târık Buğra). ѻ Dâhil medresesi: Eskiden, ilk öğretim kurumu olan hâriç medreseleriyle yüksek öğretim kurumu olan sahn medreseleri arasında orta öğretim veren medrese. Dâhil etmek: Katmak, sokmak. Dâhil olmak: Girmek: “Kervan şehre dâhil oldu.” Diğeri koltuğuma girdi; küçük bir salona dâhil olduk (Ahmet Râsim). Hareme dâhil olduktan sonra kullandığı lisan selâmlıktan başkadır (Hâlide E. Adıvar). İttifâk-ı müsellese dâhil olmuştur (Cenap Şahâbeddin). Dâhil-i esnan – Dâhil-i kur’a: Askere gidecek çağa girmiş olan (delikanlı).

  • داخِل

    noun

    Bilim adamı olarak, şahsen oyuna dahil olmuştu, çünkü oldukça inatçıydı.

    كعالم ، غاصت شخصيته عميقاً داخل اللعبة ، لإنه كان عنيد جداً. وليس سهلاً.

Arapça'e çevirileri olan "Dahil" benzeri ifadeler

Ekle

"Dahil" metninin bağlamda Arapça'e çevirileri, çeviri belleği