"Fasl" kelimesinin Arapça'e çevirisi

فصل , "Fasl"ın Arapça'ye çevirisidir.

Fasl
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • فصل

    adjective verb noun

    (Ar. faṣl) 1. Ayırma, ayrılma. 2. Bölüm, kısım; devre: Arjantin faslında da istediğimi bulamıyorum (Refik H. Karay). Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç (Yahyâ Kemal). 3. (İsim tamlamasının ikinci öğesi olarak) Mesele, iş, husus, safha: Canzi, annesi ve üvey babası faslını dâima kısa geçiyor (Safiye Erol). Sıra çamaşırların ayrılıp yerlerine yerleştirilmelerine gelir, böylelikle de çamaşır faslı tamam olmuş olurdu (Sâmiha Ayverdi). 4. Çözme, halletme, hükme varma: “Fasl-ı mes’ele.” “İşin fasl ü halli.” Memlûk pâdişâhı bu dâvâyı fasl için / Sarfetti azm ü cezm ile bilcümle varını (Yahyâ Kemal). 5. Bir kitabın ana bölümlerinden her biri, mephas: Bu yeni kitabın içinde Sibirya, Hint, Efgan, Türkistan, Kafkasya, Lehistan, Galiçya, Mısır, Cezâyir isimli fasıllar var (Rûşen E. Ünaydın). Bu eser, başka başka eserlerden alınmış olan notların bir araya getirilmesinden meydana gelmiş olup bir mukaddime ile birçok fasılları ihtivâ etmektedir (Orhan Ş. Gökyay). 6. Mevsim: “Fasl-ı erbaa: Dört mevsim.” “Fasl-ı hazan: Sonbahar.” Nâm u nişâne kalmadı fasl-ı bahârdan / Düştü çemende berg-i dıraht i’tibârdan (Bâkî’den). Efendim seyre çık âlem serâpâ sebze-zâr oldu / Açıldı lâleler güller yine fasl-ı bahâr oldu (Fıtnat Hanım’dan). Geliyor âh yine fasl-ı muhabbet geliyor (Cenap Şahâbeddin). Bir ilkbahar seyretmek senenin dört faslından (Behçet K. Çağlar). 7. Tiyatro eserlerinde oyunun ayrıldığı kısımlardan her biri, perde. 8. Orta oyunu ve Karagöz’de başlangıç ve konuşma kısmından sonra gelen, birçok tipin yer aldığı ve asıl konunun geçtiği bölüm.

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" Fasl " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
Ekle

"Fasl" metninin bağlamda Arapça'e çevirileri, çeviri belleği