"Halk" kelimesinin Arapça'e çevirisi

شعب, حلق, خلق , "Halk" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.

Halk
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • شعب

    verb noun

    Siz ve Mısır halkına konukseverliğiniz için teşekkür borçluyum.

    وإنني ممتن لكم لحسن ضيافتكم ولحفاوة شعب مصر.

  • حلق

    verb noun

    (Ar. ḥalḳ) Boğaz: “Hurûf-ı halk: Boğazdan çıkan harfler.” Ve Yahyâ’nın halkına tîğ-i tiz havâle kılıp... (Fuzûlî).

    Halka Caledonia'da faaliyete geçseydi, siz de aynısını yapardınız.

    كذلك لو أن الحلقة فُعلت في أراض كلدونيا لفعلتم نفس الشيء

  • خلق

    adjective verb noun

    (Ar. ḫalḳ) Yaratma, yok iken var etme. ѻ Halk-ı cedit: Her an yeniden yaratma, yaratılma, teceddüd-i emsal. Halkullah: Allah’ın yarattıkları, mahlûkat

    bölge halkının kişi başı gelirini arttırmada ve iş yaratmadaki

    ستكون الدافع الرئيسي لخلق الفرص الوظيفية وخلق

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" Halk " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Alternatif yazımla çeviriler

halk noun dil bilgisi

Bir millet, sınıf, millet, grup, ülke veya belli bir aile oluşturan veya ona ait olan bir insanlar grubu. [..]

+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • ناس

    noun p

    Bu yarasa kılıklı her kimse, halk üzerinde olumlu bir etki bıraktı.

    أياً كان ذلك الرجل الوطواط فله تأثير إيجابي على الناس.

  • شعب

    verb noun masculine

    Siz ve Mısır halkına konukseverliğiniz için teşekkür borçluyum.

    وإنني ممتن لكم لحسن ضيافتكم ولحفاوة شعب مصر.

  • حلق

    verb noun

    boğaz

    Bakın, bacağında ufacık bir halka var, ne kadar orijinal bir şey!

    انظر, لديها حلقةٌ حول رجلها ، هذه حركة جديدة!

  • Daha az sıklıkta çeviriler

    • خلق
    • أُمَّة
    • شَعْب
    • قَبِيلَة
    • نَاس
HALK
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • خلق

    adjective verb noun

    (Ar. ḫalḳ) 1. Bir milleti meydana getiren insan topluluğu: “Türk halkı.” “Alman halkı.” 2. Aynı ülkede, aynı devlete bağlı vatandaşların tamâmı. 3. (İsim tamlamasının ikinci öğesi olarak) Aynı yerde bulunan kimseler: “Mahalle halkı.” “Vapur halkı.” Bir kadırga halkı üç yüz nefer olup... (Kâtip Çelebi’den Seç.). Bütün ev halkı, üstü muşamba örtülü yuvarlak masa başında toplanırdık (Yusuf Z. Ortaç). 4. (İsim tamlamasının ikinci öğesi olarak) Belli bir bölgede yaşayan kimseler: “Batı Anadolu halkı.” Ve cenup halkını bilâkis (...) tembel ve fakir bulacağız (Cenap Şahâbeddin). 5. Bir milletin aydın tabakası ve devlet yöneticileri dışında kalan kısmı, ahâli: Dünyânın etini ekmeğini buraya yığmışlardı; halk birikmiş, yemekle, almakla bitiremiyordu (Refik H. Karay). Bütün eserlerimiz, halkımız ve askerimiz / Birer birer görünen anlı şanlı cedlerimiz (Yahyâ Kemal). 6. Kalabalık, güruh: İskele memurunun bu tâcîli üzerine düdük de ötünce bilet kulübesinin önünde müterâkim halk parmaklıklı kapıya doğru hücum eder (Hüseyin R. Gürpınar). Telâşlı, neşesiz bir halkla dolu sokaklar (Yâkup K. Karaosmanoğlu). 7. İnsanlar, yaratılmış olanlar: “Halka değil Hakk’a güven.” Emr-i Hakk’ı halka bildirdi tamam (Süleyman Çelebi). Halk içre bir âyîneyim herkes bakar bir an görür / Her ne görür kendi yüzün ger yahşi ger yaman görür (Niyâzî-i Mısrî). Halkın dediği Hakk’ın dediği (Ömer Seyfeddin). 8. (İsim tamlamasının birinci öğesi olarak) Bir milletin aydın tabakasının dışında kalan büyük çoğunluğa âit, bu çoğunluk tarafından yapılan, ona has olan: “Halk mûsikîsi.” “Halk şiiri.” “Halk şâiri.” “Halk sanatı.” “Halk oyunları.” “Halk tâbirleri.” Halk hikâyesi, halk kahvelerinde veya köy odalarında meddahlar veya halk hikâyecileri tarafından söylenen, târihî veya efsânevî şahısların kahramanlık veya aşk mâcerâlarını anlatan anonim hikâyelere denilir (Mehmet Kaplan).

    bölge halkının kişi başı gelirini arttırmada ve iş yaratmadaki

    ستكون الدافع الرئيسي لخلق الفرص الوظيفية وخلق

Arapça'e çevirileri olan "Halk" benzeri ifadeler

Ekle

"Halk" metninin bağlamda Arapça'e çevirileri, çeviri belleği