"Kusur" kelimesinin Arapça'e çevirisi
قصور, خطأ, قصور , "Kusur" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.
-
قصور
noun(Ar. ḳaṣr’ın çoğul şekli ḳuṣūr) Kasırlar, köşkler: Seni gören kişiye ne hâcet hûr u kusûr / Seni sevmeyen câna tamudur cümle makam (Yûnus Emre). Bana cânan gerek şol can gerekmez / Kusûr u cennet ü Rıdvan gerekmez (Cemâl-i Halvetî).
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" Kusur " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Alternatif yazımla çeviriler
-
خطأ
noun masculineBu tür planlarda hep bir kusur olmaz mı?
أليس دائما هناك خطأ واحد في مثل هذا النوع من الخطط ؟
-
قصور
noun(Ar. ḳuṣūr) 1. Eksiklik, noksan: Sizi ziyâretlerimde kusûrum mu var? (Ahmed Midhat Efendi). Bu mükemmel kadına ne kusur buluyorsun dedikçe Haşmet bana tuhaf tuhaf karşılıklar veriyordu (Safiye Erol). Metni âdeta pertavsızla gözden geçirmek demek olan tahlil metodu, zayıf eserlerin kusur ve eksikliğini apaçık ortaya koyar (Mehmet Kaplan). 2. Sakatlık, özür, hatâ: Ona bu kusûru kim kondurur? (Ahmed Midhat Efendi). 3. Yersiz davranış, suç, kabahat: Kusûrumu affeyle / Kul günahsız olur mu? (Mâni – Ö.T.S.). Ma’zûr tut ey kân-ı kerem acz ü kusûrum / Endîşe ki gark-ı arak-ı şerm ü hayâdır (Nâilî). ♦ eski. 4. Bir şeyden geriye kalan miktar: On beş lirasını vereyim de kusûruna borçlu olayım demiş. Canbaz bu pazarlığa râzı olarak vermiş, bir müddet sonra canbaz kusur kalan on lirayı istemeye gelmiş (Fâik Reşat). Kazandığının bir miktârını, bir üvey vâlidesiyle iki nefer dul üvey hemşîresini bayağı refah ile beslemeye karşılık ittihaz ederek kusûrunu zevk ile, safâ ile yer (Ahmed Midhat Efendi). 5. (İsim tamlamasının ikinci öğesi olarak) Bir şeyin kötüsü: “İnsan kusûru.” “Ev kusûru.”
-
ضَعْف
Duygusallık bu çirkin dünyadaki en büyük kusur.
المشاعر هي ضعفٌ قاتل في هذا العالم القبيح
Arapça'e çevirileri olan "Kusur" benzeri ifadeler
-
نقد