"Nimet" kelimesinin Arapça'e çevirisi
نعمت, نِعْمَة , "Nimet" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.
-
نعمت
(Ar. ni‘met) 1. Lutuf eseri olan iyilik, ihsan, bağış: Ni’met-i mahz-ı Hudâ’sın kâinâta adl için / Şükrün îfâ edemez bu ni’metin kevn ü mekân (Ziyâ Paşa’dan). A kâfir-i ni’met, sana evlât muâmelesi etmeme karşı bana vereceğin karşılık bu mu idi? (Ahmed Midhat Efendi). Bildiği tek şeyin, ekmek yediği ve nîmetine gömüldüğü kapıya sadâkat ve Ermeni cemâatine üstün imkânlarla refah sağlamış olan devlete bağlılık olacağı tabiî idi (Sâmiha Ayverdi). 2. Allah’ın kullarına bağışı olan yiyecek içecek vb., özellikle ekmek: Ni’metini yer Hudâya şâkir olur / Vakt ile namâza hâzır olur (Âlî Mustafa Efendi). Vatanın nîmeti kemiklerimde duruyor (Nâmık Kemal). Rızık ve nîmet diyârının ne öldürücü sıtmadan ne bataktan yılmayan kahraman çiftçilerine selâm! (Refik H. Karay). 3. İnsanın iyi yaşamasını sağlayacak her türlü şey, servet, refah, dirlik düzenlik, sağlık vb.: Ey Fuzûlî âlemin gördüm kamu ni’metlerin / Hîç ni’met görmedim dîdâr-ı dilber tek lezîz (Fuzûlî – Ş.A.D.). Hayat nîmetlerinin değişikliği içinde bize yaratıcı işâretten kalan en büyük mîras bu can sıkıntısıdır (Ahmet H. Tanpınar). (...) Sen benim için / Hava kadar lâzım / Ekmek kadar mübârek / Su gibi aziz bir şeysin / Nîmetsin, nîmettensin (Câhit S. Tarancı). ѻ Nîmet hakkı için: Yenilip içilen şeyler ve özellikle ekmek üzerine edilen yemin sözü. Nîmeti ayağı ile tepmek: Eline geçen nîmeti kaçırmak, fırsatı değerlendirememek.
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" Nimet " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Alternatif yazımla çeviriler
-
نِعْمَة
Bu bir nimet mi yoksa bir lanet mi, bilemiyorum.
لا أعلم إن كانت هذه نعمة أو لعنة.