"Tiryak" kelimesinin Arapça'e çevirisi

ترياك, ترياق, ترياك , "Tiryak" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.

Tiryak
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • ترياك

    (Ar. tiryāḳ < Fars. tiryāk < Yun.) Hayvânî, nebâtî ve mâdenî maddelerin karışımından meydana gelen, sancıya, öksürüğe, yılan ve akrep sokmasına, bâzı hastalıklara ve zehirlenmeye karşı kullanılan afyonlu mâcun, panzehir, antidot: Odun dermânı sudur ağunun tiryâk (Kul Mes’ud). Yok deme hâsiyyet-i bâdeye kim lutf-i kerîm / Gülde bû yaratır u ef’îde tiryâk eyler (Necâtî Bey). Görün bu derdi ki tiryâk-ı erbaayle tabîb / Diler ki zahm-ı çihâr ebruvânına çâre göre (Nedim’den). 2. Afyon. 3. mec. Derde devâ, en etkili çâre: Aç hokka-i dehânını nâz ile nutka gel / Bir pâre zahm-ı câna o tiryâktan (Nâilî). Hüner oldur sana zehr olana sen tiryâk ol (Sâbit – Ö.T.S.). ѻ Tiryâk-ı fârûkî: Çok kuvvetli bir panzehir.

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" Tiryak " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Alternatif yazımla çeviriler

tiryak
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • ترياق

    noun

    Ar. tiryāḳ < Fars. tiryāk < Yun.) Hayvânî, nebâtî ve mâdenî maddelerin karışımından meydana gelen, sancıya, öksürüğe, yılan ve akrep sokmasına, bâzı hastalıklara ve zehirlenmeye karşı kullanılan afyonlu mâcun, panzehir, antidot: Odun dermânı sudur ağunun tiryâk (Kul Mes’ud). Yok deme hâsiyyet-i bâdeye kim lutf-i kerîm / Gülde bû yaratır u ef’îde tiryâk eyler (Necâtî Bey). Görün bu derdi ki tiryâk-ı erbaayle tabîb / Diler ki zahm-ı çihâr ebruvânına çâre göre (Nedim’den). 2. Afyon. 3. mec. Derde devâ, en etkili çâre: Aç hokka-i dehânını nâz ile nutka gel / Bir pâre zahm-ı câna o tiryâktan (Nâilî). Hüner oldur sana zehr olana sen tiryâk ol (Sâbit – Ö.T.S.).

  • ترياك

    (Ar. tiryāḳ < Fars. tiryāk < Yun.) Hayvânî, nebâtî ve mâdenî maddelerin karışımından meydana gelen, sancıya, öksürüğe, yılan ve akrep sokmasına, bâzı hastalıklara ve zehirlenmeye karşı kullanılan afyonlu mâcun, panzehir, antidot: Odun dermânı sudur ağunun tiryâk (Kul Mes’ud). Yok deme hâsiyyet-i bâdeye kim lutf-i kerîm / Gülde bû yaratır u ef’îde tiryâk eyler (Necâtî Bey). Görün bu derdi ki tiryâk-ı erbaayle tabîb / Diler ki zahm-ı çihâr ebruvânına çâre göre (Nedim’den). 2. Afyon. 3. mec. Derde devâ, en etkili çâre: Aç hokka-i dehânını nâz ile nutka gel / Bir pâre zahm-ı câna o tiryâktan (Nâilî). Hüner oldur sana zehr olana sen tiryâk ol (Sâbit – Ö.T.S.). ѻ Tiryâk-ı fârûkî: Çok kuvvetli bir panzehir. [..]

  • تریاق

    (Ar. tiryāḳ < Fars. tiryāk < Yun.) Hayvânî, nebâtî ve mâdenî maddelerin karışımından meydana gelen, sancıya, öksürüğe, yılan ve akrep sokmasına, bâzı hastalıklara ve zehirlenmeye karşı kullanılan afyonlu mâcun, panzehir, antidot: Odun dermânı sudur ağunun tiryâk (Kul Mes’ud). Yok deme hâsiyyet-i bâdeye kim lutf-i kerîm / Gülde bû yaratır u ef’îde tiryâk eyler (Necâtî Bey). Görün bu derdi ki tiryâk-ı erbaayle tabîb / Diler ki zahm-ı çihâr ebruvânına çâre göre (Nedim’den). 2. Afyon. 3. mec. Derde devâ, en etkili çâre: Aç hokka-i dehânını nâz ile nutka gel / Bir pâre zahm-ı câna o tiryâktan (Nâilî). Hüner oldur sana zehr olana sen tiryâk ol (Sâbit – Ö.T.S.). ѻ Tiryâk-ı fârûkî: Çok kuvvetli bir panzehir.

Ekle

"Tiryak" metninin bağlamda Arapça'e çevirileri, çeviri belleği