"YuMuşak" kelimesinin Arapça'e çevirisi

یمشاق, ناعم, نَاعِم , "YuMuşak" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.

YuMuşak
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • یمشاق

    (Eski Türk. yumşak < yumşa-mak) 1. Üzerine dokunulduğunda çöken, çukurlaşan, eski biçimini kaybeden. Karşıtı: KATI: “Yumuşak yatak.” Pencerelerin önüne yumuşak sedirler kondurmuştu (Ahmet Hâşim). 2. Dokunulması hoş olan, dokunulunca hoş bir duygu uyandıran: Pembe yumuşak eli elinde (Cenap Şahâbeddin). Yumuşak, tüylü, al battâniyeler örtülmüş (Hüseyin R. Gürpınar). 3. Kolaylıkla şekil verilebilen, kolay işlenebilen, kolay bükülebilen. Karşıtı: SERT: “Yumuşak ağaç.” “Yumuşak demir.” “Yumuşak taş.” 4. İçinde sertlik veren maddeler az veya su miktarı fazla olduğu için katı ve sert olmayan, kolay kesilen, kolay çiğnenen, kolay işlenen: “Yumuşak ekmek.” “Yumuşak çamur.” “Yumuşak hamur.” ♦ mec. 5. Mûtedil, ılıman: “Yumuşak iklim.” “Yumuşak hava.” Kış pek yumuşak geçtiği için bahar çiçekleri bulabildim (Safiye Erol). Ben İstanbul’un havasından bir şey anlamadım. Bizim Rize tarafları buradan yumuşaktır (Burhan Felek). 6. Uysal, kolay yola gelen, yavaş, halim selim: Sunam gurbet ilin kahrı / Yumşak eder sert yiğidi (Karacaoğlan). Ağır başlı, uysal, oldukça yumuşak bir hayvandı (Reşat N. Güntekin). Murat Efendi nâzik, terbiyeli, yumuşak tabiatlı fakat câhildi (Sâmiha Ayverdi). 7. İnsanda hoş ve rahat bir etki bırakan, tesîri tatlı olan, incitmeyen: “Yumuşak söz.” “Yumuşak bakış.” Gözleri yarı aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor (Yusuf Z. Ortaç). Âhenginde rikkatler, vakarlı perdeler dalgalanan sıcak yumuşak sesi benim kendi bağrımdan kopuyor sandım (Safiye Erol). Kıvılcımlı gözlerinin hem hâkim hem uysal hem kuvvetli hem yumuşak ifâdesi, içine düşeni dayanılmaz bir anafor gibi derinlerine çeker (Sâmiha Ayverdi).

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" YuMuşak " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Alternatif yazımla çeviriler

yumuşak adjective noun dil bilgisi
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • ناعم

    adjective

    Onun yumuşak ve net bir sesi vardır.

    صوتها ناعم و واضح.

  • نَاعِم

    Onun yumuşak ve net bir sesi vardır.

    صوتها ناعم و واضح.

  • یومشق

    (Eski Türk. yumşak < yumşa-mak) 1. Üzerine dokunulduğunda çöken, çukurlaşan, eski biçimini kaybeden. Karşıtı: KATI: “Yumuşak yatak.” Pencerelerin önüne yumuşak sedirler kondurmuştu (Ahmet Hâşim). 2. Dokunulması hoş olan, dokunulunca hoş bir duygu uyandıran: Pembe yumuşak eli elinde (Cenap Şahâbeddin). Yumuşak, tüylü, al battâniyeler örtülmüş (Hüseyin R. Gürpınar). 3. Kolaylıkla şekil verilebilen, kolay işlenebilen, kolay bükülebilen. Karşıtı: SERT: “Yumuşak ağaç.” “Yumuşak demir.” “Yumuşak taş.” 4. İçinde sertlik veren maddeler az veya su miktarı fazla olduğu için katı ve sert olmayan, kolay kesilen, kolay çiğnenen, kolay işlenen: “Yumuşak ekmek.” “Yumuşak çamur.” “Yumuşak hamur.” ♦ mec. 5. Mûtedil, ılıman: “Yumuşak iklim.” “Yumuşak hava.” Kış pek yumuşak geçtiği için bahar çiçekleri bulabildim (Safiye Erol). Ben İstanbul’un havasından bir şey anlamadım. Bizim Rize tarafları buradan yumuşaktır (Burhan Felek). 6. Uysal, kolay yola gelen, yavaş, halim selim: Sunam gurbet ilin kahrı / Yumşak eder sert yiğidi (Karacaoğlan). Ağır başlı, uysal, oldukça yumuşak bir hayvandı (Reşat N. Güntekin). Murat Efendi nâzik, terbiyeli, yumuşak tabiatlı fakat câhildi (Sâmiha Ayverdi). 7. İnsanda hoş ve rahat bir etki bırakan, tesîri tatlı olan, incitmeyen:

  • یومشاق

    (Eski Türk. yumşak < yumşa-mak) 1. Üzerine dokunulduğunda çöken, çukurlaşan, eski biçimini kaybeden. Karşıtı: KATI: “Yumuşak yatak.” Pencerelerin önüne yumuşak sedirler kondurmuştu (Ahmet Hâşim). 2. Dokunulması hoş olan, dokunulunca hoş bir duygu uyandıran: Pembe yumuşak eli elinde (Cenap Şahâbeddin). Yumuşak, tüylü, al battâniyeler örtülmüş (Hüseyin R. Gürpınar). 3. Kolaylıkla şekil verilebilen, kolay işlenebilen, kolay bükülebilen. Karşıtı: SERT: “Yumuşak ağaç.” “Yumuşak demir.” “Yumuşak taş.” 4. İçinde sertlik veren maddeler az veya su miktarı fazla olduğu için katı ve sert olmayan, kolay kesilen, kolay çiğnenen, kolay işlenen: “Yumuşak ekmek.” “Yumuşak çamur.” “Yumuşak hamur.” ♦ mec. 5. Mûtedil, ılıman: “Yumuşak iklim.” “Yumuşak hava.” Kış pek yumuşak geçtiği için bahar çiçekleri bulabildim (Safiye Erol). Ben İstanbul’un havasından bir şey anlamadım. Bizim Rize tarafları buradan yumuşaktır (Burhan Felek). 6. Uysal, kolay yola gelen, yavaş, halim selim: Sunam gurbet ilin kahrı / Yumşak eder sert yiğidi (Karacaoğlan). Ağır başlı, uysal, oldukça yumuşak bir hayvandı (Reşat N. Güntekin). Murat Efendi nâzik, terbiyeli, yumuşak tabiatlı fakat câhildi (Sâmiha Ayverdi). 7. İnsanda hoş ve rahat bir etki bırakan, tesîri tatlı olan, incitmeyen: “Yumuşak söz.” “Yumuşak bakış.” Gözleri yarı aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor (Yusuf Z. Ortaç). Âhenginde rikkatler, vakarlı perdeler dalgalanan sıcak yumuşak sesi benim kendi bağrımdan kopuyor sandım (Safiye Erol). Kıvılcımlı gözlerinin hem hâkim hem uysal hem kuvvetli hem yumuşak ifâdesi, içine düşeni dayanılmaz bir anafor gibi derinlerine çeker (Sâmiha Ayverdi).

Arapça'e çevirileri olan "YuMuşak" benzeri ifadeler

Ekle

"YuMuşak" metninin bağlamda Arapça'e çevirileri, çeviri belleği