"ayran" kelimesinin Arapça'e çevirisi

عيران, ایران, شِنِينَة , "ayran" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.

ayran noun dil bilgisi
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • عيران

  • ایران

    (Eski Türk. ayran; kökü belli değildir) [Kelime Moğolca, Farsça ve Macarca’ya, ayrıca Kafkas ve Balkan dillerine de geçmiştir] 1. Yoğurdun sulandırılması ile elde edilen içecek: Hiçbir şey istemem, bana biraz ayran getirin dedi (Ömer Seyfeddin). 2. Yayıkta çalkalanan yoğurdun yağı alındıktan sonra kalan sulu kısmı. ѻ Ayran ağızlı: Geveze, boşboğaz. Ayran budalası (delisi): Bön, safdil (kimse), ahmak. Ayran gönüllü: Bağlandığı şeyden çabuk vazgeçen, maymun iştahlı. Ayranı kabarmak: 1. Öfkelenip gayrete gelmek: Ârif Ağa’nın ayranı kabarmıştı (Reşat N. Güntekin). 2. Çok arzu duymak. 3. Cinsî arzusu uyanmak: Erkek değil mi, vur kafasına, en iyisi kan kırmızısıdır. Ayranları kabarmayagörsün, ellerine beş on para geçti mi eski karıları gözlerine çirkin görünmeye başlar (Mustafa N. Sepetçioğlu). Ayranı yok içmeye, atla (tahtırevanla) gider gezmeye (sıçmaya): Durumuna, imkânlarının azlığına bakmadan gösteriş yapan, lükse ve gereksiz şeylere para harcayan kimseler için söylenir: Ayranı yok içmeye, atla gider gezmeye diye halk zekâsının alay ettiği kimseler ise şimdi bilhassa bürokrasi katlarını tutanlardır (Ahmet Kabaklı).

  • شِنِينَة

  • عَيْرَان

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" ayran " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

"ayran" içeren resimler

Ekle

"ayran" metninin bağlamda Arapça'e çevirileri, çeviri belleği