"bakla" kelimesinin Arapça'e çevirisi
باقلا, بقاه, بقله , "bakla" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.
-
باقلا
(Ar. bāḳilā’dan) 1. İri tâneleri kabuksuz olarak veya fasulye gibi yeşil kabuğu ile pişirilip yenen, yurdumuzda çok bol yetişen besleyici bitki. Vicia faba [Acı bakla, âdî bakla, ak bakla, at baklası, İngiliz baklası, sakız baklası, yahûdi baklası gibi birçok çeşidi vardır]. 2. Bu bitkiden pişirilen yemek: “Bakla ezmesi.” 3. mîmar. Saçak silmelerinde kullanılan, bakla içi biçiminde süsleme. ѻ Bakla açmak (atmak, dökmek): Bakla tânelerini yere atarak aldığı şekillere göre fal bakmak. Bakla falı: Bakla tânelerini yere atarak bakılan fal. Bakla kadar: (Ufak şeyler için) İri, büyük: “Bakla kadar bir pire tuttum.” Baklayı ağzından çıkarmak: mec. 1. Sabrı tükenip o zamâna kadar söylemediği şeyleri söylemeye başlamak. 2. Açıkça söylemekten çekinilen bir şeyi, bir niyet ve isteği ortaya koymak, ağzından baklayı çıkarmak.
-
بقاه
(Arapça bāḳilā’dan) 1. İri tâneleri kabuksuz olarak veya fasulye gibi yeşil kabuğu ile pişirilip yenen, yurdumuzda çok bol yetişen besleyici bitki. Vicia faba [Acı bakla, âdî bakla, ak bakla, at baklası, İngiliz baklası, sakız baklası, yahûdi baklası gibi birçok çeşidi vardır]. 2. Bu bitkiden pişirilen yemek: “Bakla ezmesi.” 3. mîmar. Saçak silmelerinde kullanılan, bakla içi biçiminde süsleme.
-
بقله
(Ar. bāḳilā’dan) 1. İri tâneleri kabuksuz olarak veya fasulye gibi yeşil kabuğu ile pişirilip yenen, yurdumuzda çok bol yetişen besleyici bitki. Vicia faba [Acı bakla, âdî bakla, ak bakla, at baklası, İngiliz baklası, sakız baklası, yahûdi baklası gibi birçok çeşidi vardır]. 2. Bu bitkiden pişirilen yemek: “Bakla ezmesi.” 3. mîmar. Saçak silmelerinde kullanılan, bakla içi biçiminde süsleme. ѻ Bakla açmak (atmak, dökmek): Bakla tânelerini yere atarak aldığı şekillere göre fal bakmak. Bakla falı: Bakla tânelerini yere atarak bakılan fal. Bakla kadar: (Ufak şeyler için) İri, büyük: “Bakla kadar bir pire tuttum.” Baklayı ağzından çıkarmak: mec. 1. Sabrı tükenip o zamâna kadar söylemediği şeyleri söylemeye başlamak. 2. Açıkça söylemekten çekinilen bir şeyi, bir niyet ve isteği ortaya koymak, ağzından baklayı çıkarmak.
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" bakla " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Alternatif yazımla çeviriler
-
باقلاء
Noun(Ar. bāḳilā’dan) 1. İri tâneleri kabuksuz olarak veya fasulye gibi yeşil kabuğu ile pişirilip yenen, yurdumuzda çok bol yetişen besleyici bitki. Vicia faba [Acı bakla, âdî bakla, ak bakla, at baklası, İngiliz baklası, sakız baklası, yahûdi baklası gibi birçok çeşidi vardır]. 2. Bu bitkiden pişirilen yemek: “Bakla ezmesi.” 3. mîmar. Saçak silmelerinde kullanılan, bakla içi biçiminde süsleme. ѻ Bakla açmak (atmak, dökmek): Bakla tânelerini yere atarak aldığı şekillere göre fal bakmak. Bakla falı: Bakla tânelerini yere atarak bakılan fal. Bakla kadar: (Ufak şeyler için) İri, büyük: “Bakla kadar bir pire tuttum.” Baklayı ağzından çıkarmak: mec. 1. Sabrı tükenip o zamâna kadar söylemediği şeyleri söylemeye başlamak. 2. Açıkça söylemekten çekinilen bir şeyi, bir niyet ve isteği ortaya koymak, ağzından baklayı çıkarmak.
-
بقلا
(Ar. bāḳilā’dan) 1. İri tâneleri kabuksuz olarak veya fasulye gibi yeşil kabuğu ile pişirilip yenen, yurdumuzda çok bol yetişen besleyici bitki. Vicia faba [Acı bakla, âdî bakla, ak bakla, at baklası, İngiliz baklası, sakız baklası, yahûdi baklası gibi birçok çeşidi vardır]. 2. Bu bitkiden pişirilen yemek: “Bakla ezmesi.” 3. mîmar. Saçak silmelerinde kullanılan, bakla içi biçiminde süsleme. ѻ Bakla açmak (atmak, dökmek): Bakla tânelerini yere atarak aldığı şekillere göre fal bakmak. Bakla falı: Bakla tânelerini yere atarak bakılan fal. Bakla kadar: (Ufak şeyler için) İri, büyük: “Bakla kadar bir pire tuttum.” Baklayı ağzından çıkarmak: mec. 1. Sabrı tükenip o zamâna kadar söylemediği şeyleri söylemeye başlamak. 2. Açıkça söylemekten çekinilen bir şeyi, bir niyet ve isteği ortaya koymak, ağzından baklayı çıkarmak.