"pervaz" kelimesinin Arapça'e çevirisi
پرواز, پرواز, پرواز , "pervaz" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.
Bir çerçevenin dikey kısımlarını üstünde taşıyan yatay eleman. [..]
-
پرواز
(Farsça pervāz) Uçma, uçuş
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" pervaz " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Alternatif yazımla çeviriler
-
پرواز
(Fars. pervāz) Uçma, uçuş: Mürg-ı dil kalmadı kim sayd olmadı bir dem ana / Sâkin et pervâzdan şehbâz-ı müşgin bâlini (Fuzûlî). Zülfüne öykünmek istermiş hümâ ammâ ne sûd / Böyle yüksekten uçan şehbâz ile pervâz güç (Rûhî-i Bağdâdî). Pervâz-ı rûhtan daha ulvî hırâmınız (Abdülhak Hâmit). ѻ Pervaz etmek (eylemek): Uçmak: Uçup uçup gittiler seyre rakîb-i zâğ ile / Ol hümâlar veh ki nâ-cins ile pervâz ettiler (Zâtî). Mürg-ı gülşen-sûz-ı aşk ol âşiyânın kalmasın / Âlem-i bâlâya pervâz et nişânın kalmasın (Leskofçalı Gālib). Dumanlar ortada güçlükle eyliyor pervâz (Tevfik Fikret). ■ sıf. (Fars. pervāz “uçma”dan pervāz “uçan”) Sonuna geldiği kelimelere “uçan, uçucu” anlamı katarak Farsça usûlüyle birleşik sıfatlar yapar: Bâlâ-pervaz – Bülend-pervaz: 1. Yüksekten uçan. 2. mec. Yüksekten atıp tutan.
-
پرواز
(Fars. pervez’den) 1. Kapı, pencere vb. kenarlarına çerçeve gibi konan dar ve uzun parça: İşitmemiş kadar rahat, kapı pervazına yaslı, duruyor (Yusuf Z. Ortaç). Başını pencerenin pervazına dayamış, gözleri kendiliğinden kapanıvermişti (Mahmut Yesâri). Yakışıklı ve kibar ev sâhibinin bir eli kapı tokmağında, bir eli pervazda tebessümle kendilerini selâmlayıp süzüşüne hayran olurlardı (Sâmiha Ayverdi). 2. Elbiselerde yaka, kol ve eteklere, örtü vb. şeylerde kenarlara geçirilen dar parça. 3. süsleme. Kenar suyu.
"pervaz" içeren resimler
Arapça'e çevirileri olan "pervaz" benzeri ifadeler
-
سبكپرواز