"ruhsat" kelimesinin Arapça'e çevirisi

جَوَاز, رخصت, رُخْصَةٌ , "ruhsat" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.

ruhsat Noun dil bilgisi
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • جَوَاز

  • رخصت

    (Ar. ruḫṣat) 1. İzin, müsâade. 2. Bir işe izin verildiğini bildiren belge, ruhsatnâme: “Ruhsatı olmayan inşaat mühürlenir.” “Ehliyet ve ruhsat kontrolü.” 3. din. Mâzereti olan bir kimsenin kolaylık olmak üzere bâzı dînî hükümlerden muaf tutulması (yolculukta oruç tutmama gibi). Karşıtı: AZÎMET: Ârife küfr olan ma’nâ câhile göre ruhsat olur (İsmâil Hakkı Bursevî). Zîrâ ruhsatlar dahi azîmetler gibi müsteclib-i mahabbet ve müstelzim-i ecr ve sevabdır (İsmâil Hakkı Bursevî). ѻ Ruhsat almak: İzin almak: Tevfik Efendi (...) tahrîrat müdürü iken kendi gibi üç beş memur ile on gün için vâliden ruhsat alıp Ekşisu’ya giderler (Fâik Reşat). Bir matbaacı, öyle bir kitabı veya makāleyi ne sâhibinden ne de devletin bu husûsa memur eylediği Maârif Nezâreti’nden ruhsat almaya ihtiyaç görmeksizin basar (Ebüzziyâ Tevfik). Ruhsat vermek (buyurmak): İzin vermek: Harâb eyler cihânı serteser âşûb-ı fitneyle / Kerem kıl verme ruhsat gamze-i mekkâra gel cânâ (Fıtnat Hanım). Eğer ben âha ruhsat versem âteş-zâr olur âlem (Muallim Nâci). Ağanın odasına girip, “Efendim, avdetime ruhsat buyuruldu, gidiyorum” diye ağanın eteğini öpüp karşısında durur (Fâik Reşat). Şevketli pâdişâhımız sana ruhsat buyurdu (Sâmiha Ayverdi).

    İşte ehliyet, ruhsat ve fotoğrafının birer kopyası.

    إليك نسخة من رخصته و أوراقه وصورته و كل شيء

  • رُخْصَةٌ

    Tamam mı? Orada yaşanan bazı şeyler için şehir onlara ruhsat vermez.

    حسناً ، المدينة لا تعطي بالضبط الرخص لبعض الأشياء التي تحصل هناك

  • جواز

    noun masculine
  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" ruhsat " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
Ekle

"ruhsat" metninin bağlamda Arapça'e çevirileri, çeviri belleği