"taramak" kelimesinin Arapça'e çevirisi
مشط, فحص, طره مق , "taramak" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.
-
مشط
noun masculineSaçını tararsın, güzel bir şey giyersin ama şık, çok açık saçık bir şey değil ve ona gidersin.
و مشطي شعرك وضعي شيء لطيف ولكن لاتكوني كالعاهره واذهبي إليه
-
فحص
Verb NounEfendim, ekipler yakın bölgeyi taradılar.
سيّدي ، لقد انتهت فرق إستكشاف الإشعاعات من فحص المنطقة...
-
طره مق
(Eski Türk. tara-mak < tar-mak “dağıtmak, yaymak”) 1. Tarakla tellerini birbirinden ayırmak, karışıklığını gidermek: “Saçını taramak.” Zülfünü o ala gözün üstüne / Tarayıp toplayan el incinir mi (Karacaoğlan). Yatak odasında aynanın önüne oturmuş, saçlarını tarıyordu (Kerîme Nâdir). Esmâ’nın saçları kara / Altın taraklarla tara (Türkü). 2. (Tarak denilen taşçı âletiyle taş, mermer vb. şeyleri) Tesviye etmek, işlemek. 3. (Bir şey veya kimseyi bulmak için işin gerektirdiği şekilde) Baştan sona dikkatle aramak: Alpaslan ise gözleriyle durmadan bütün çevreyi ve konuşmaları tarıyordu (Mustafa N. Sepetçioğlu). 4. (Bir şeydeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile) Ayıklamak, taraktan geçirmek. 5. (Bir yere tüfek veya topla) Arka arkaya ateş etmek: Makineli tüfek etrâfı tarıyordu (Reşat N. Güntekin). Ne yapalım, karşıda Yunan var. Taradı bizi, biz de taradık onu (Bekir Büyükarkın). 6. (Belli bir konuda derleme ve araştırma yapmak için) İlgili yayınları baştan sona gözden geçirip bulunanları tespit etmek: Kitap içtimâî çevreyi dokuz başlık altında inceler: İktisat, politika, hukuk, âile, sosyete hayâtı, din, ahlâk, ilim, sanat. Ama bu alanları taramak da yetmez (Cemil Meriç). 7. mec. (Göz, bakış, ışık vb.) Baştan sona dolaşmak, gidip gelmek: Perdenin aralığından gözleriyle etrâfı tarıyor (Hâlide E. Adıvar).
-
Daha az sıklıkta çeviriler
- مسح ضوئي
- مَسَح ضَوْئِيًا
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" taramak " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Arapça'e çevirileri olan "taramak" benzeri ifadeler
-
تدرج الألوان، يدوّر نطاق الألوان بأكمله