"yuf" kelimesinin Arapça'e çevirisi
یوف , "yuf"ın Arapça'ye çevirisidir.
-
یوف
(Türkçe) (ses taklidi k.) Üzüntü, esef ve kınama ifâde eder; yazıklar olsun: Yuf hârına dehrin gül ü gülzârına hem yuf / Ağyârına yuf yâr-ı cefâkârına hem yuf (Rûhî-i Bağdâdî). Ben bir İblîs’im diyen şeytâna bî-had ihtiram / Setr-i mâhiyyetle Cibrîl’im diyen insâna yuf (Tokadîzâde Şekip – Ş.A.D.). Yuf be! O hâle de mi düşecektik? Duymasın anacığım, yüreğine iner (Târık Buğra). ѻ Yuf borusu: halk ağzı. Boynuzdan yapılan bir çalgı, nefir. Yuf (borusu) çalmak (çekmek): Uğradığı bir halden dolayı esefini, bildirmek, teessüf etmek: Yuf borusun onlar kim bu âleme çalmışlar / Meyhâne-i vahdette yek başına kalmışlar (Esrar Dede). Kabûl olursa ne a’lâ niyâzım olmazsa eğer / Çekip hulûs ile bir yuf borusu / Safâ-yı hâtır ile eyleyim cahîme sefer (Kâzım Paşa – Ş.A.D.). Yuf deliği: Hava almak için yapılan küçük pencere. Yuf ervâhına: “Geçmişlerinin rûhuna bile yuf olsun” anlamında şiddetli esef ve nefret bildirir. Yuf olsun (ola): Yazıklar olsun, lânet olsun: O kim sevdiğinin yolunda ölmez / Ona yoldaşlar imdi yuf ola yuf (Edirneli Nazmî – Ş.A.D.). Kumandanımızı kadın ayartmış, berâber kaçmışlar... yuf olsun ona! (Refik H. Karay). Ant içtim bu yıl da beni aldatırsa bahar / Yuf olsun bana bir daha bakarsam yüzüne (Câhit S. Tarancı – Ş.A.D.).
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" yuf " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate