"zar" kelimesinin Arapça'e çevirisi
نرد, كَعْب, ضرع , "zar" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.
-
نرد
Noun verbBana yapmak istediğini söyleyeceksin, ben de yapıp yapamayacağını görmek için zar atacağım.
تخبرني بما تريد فعله و أقوم برمي النرد لأرى إذا كان ذلك صحيحاً
-
كَعْب
-
ضرع
Adjective Verb NounEmcekdir. Eğer avretler yise sütlerin yürüde ziyâde ide. Gerekdir ki ıssı otlarla yiyeler. Tiz hazm ola. Ham balgamı hılt eyler. Sinirlere zarar ider.
-
Daha az sıklıkta çeviriler
- زار
- زَهْر اَلطَّاوِلَة
- زَهْر اَلنَّرْد
- ضرّ
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" zar " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Alternatif yazımla çeviriler
-
نرد
Noun verbZar Adam ile günü beraber geçirdiğiniz için bir bakıma hepiniz şampiyonsunuz.
من ناحية ، كلكم فائزون ، لأنكم قضيتم يوماً مع رجل النرد.
-
زار
verb(Fars. zār) 1. Ağlayan, inleyen: Kimisi bu derd ile hayrân u zâr (Süleyman Çelebi). Kıl hazer alma sakın âşık-ı zârın âhın / Seni bir şûh-ı sitemkâra felek düş eyler (Fıtnat Hanım). Türk’ün diyârı bin keder altında zâr iken (Enis B. Koryürek). 2. Zayıf, dermansız: Ne lezzet anladım ey mevt cism-i zârından (Abdülhak Hâmit). 3. i. Ağlama, inleme: Durma ey dil böyle âh u zârla nevrûzda / Gel açıl seyr-i gül ü gülzârla nevrûzda (Nef’î’den). Hâb-ı girân-ı bahtımız kaldı sabâh-ı mahşere / Her gece pâsbânıyız subha dek âh u zâr ile (Nâilî). ѻ Zâr ağlamak: Yüksek sesle ağlamak: Zâr ağladı öyle kim hem ol dem / Âhı ününe yığıldı âlem (Fuzûlî). Zâr etmek: Ağlamak: Seherlerde açılır gül anınçün zâr eder bülbül / Uyanıp derd ile ey dil Hakk’a yalvar seherlerde (Niyâzî-i Mısrî). Zâr zâr: Ağlayarak, inleyerek.
-
زار
verb(Kökü belli değildir) 1. İnce örtü, perde. 2. anat. Vücûdun çeşitli yerlerindeki ince deri: “Beyin zarları.” 3. Bitkilerin çeşitli yerlerini saran ince tabaka. ѻ Zar gibi (kadar): Çok ince, incecik: Yalnız, üst tabakada zar kadar ince bir menekşe rengi görülüyor (Refik H. Karay).
"zar" içeren resimler
Arapça'e çevirileri olan "zar" benzeri ifadeler
-
نمكزار
-
زار
-
صفيحة قاعدية
-
طبلة الأُذُن