Içine Çeviriler İngilizce:

  • invite       
    (verb   )
     
    To ask someone to engage in an instant conversation.
     
    ask for the presence or participation of someone
  • ask           
    (verb   )
  • bid       
    (verb, noun   )
  • call           
    (verb, noun   )
  • call in   
    (verb   )
  • challenge   
    (verb, noun   )
  • cite   
    (verb   )
  • convoke   
    (verb   )
  • court         
    (verb, noun, adjv   )
  • invoke     
    (verb   )
  • to invite   
  • to summon   

"davet etmek" ile Örnek cümleler, çeviri belleği

add example
Bayanlar baylar.İlk danslarını etmek üzere Bay ve Bayan Jack Fuller' i davet ediyorumLadies and gentlemen, for the first time, Mr. and Mrs. Jack Fuller!
Beni içeri davet etmektense tüm geceyi burada dikilerek mi geçireceksin?So you' d really rather stay out here all night than invite me in?
Sanki beni davet etmek istemiyormuşsun gibime geldi.- Hayır, isterimI feel like you' re not trying to invite me
Sizi bir partiye davet etmek istiyorum.I want to invite you to a party.
Onlara gerçeği anlatacak benim gibi insanları davet etmekle ilgilenmiyorlarThey are not interested in inviting people like me, who would tell them the truth, " he said
Onun yerine teskin etmek için Noel gecesi...... okul müdiresini eve davet ettiNo he actually called headmistress quellerAt home at night on christmasve
Cannoli' yi davet etmek?Have the Cannoli over?
Seni de davet etmek için aramıştımI' ve called to invite you for it
Bu dörtlükteki, ' açık işaretler ' ve ' yıldız konumları ' öbekleriyle Güneş' in galaksinin karanlık merkeziyle, bir doğru çizgi üzerinde yükselmesini öngörüyor, bir ani değişiklikler çağını davet etmekteIn this quatrain, the words, ' clear signs ' and ' fixed stars ' to the sun, in line rises in the dark center of the Milky Way, an era of change ' notice
Annemin doğum günü partisine davet etmek için geldimI' ve come to invite you to mum' s birthday party
Hatırlıyorum plajdaydım ve...... beni ta Santiago' dan beraber film seyretmeye davet etmek için aramıştıI was at the beach, and he called me from Santiago to invite me to the movies
Hırvatistan, Arnavutluk ve Makedonya İttifaka üyelik daveti almayı umut etmelerine karşın, Makedonya' nın bu hedefi devam etmekte olan isim anlaşmazlığı yüzünden Yunanistan tarafından veto edilebilirCroatia, Albania and Macedonia are hoping for invitations to join the Alliance, although Macedonia 's bid may be vetoed by Greece due to the ongoing name dispute
Bu daveti kabul etmek niyetinde değilimI don' t intend to accept his invitation
Yetkili, azınlıkların korunmasının çözüm için ön şart olduğunu belirterek Kosova' nın Sırp azınlık temsilcilerini yaklaşık iki yıldır boykot etmekte oldukları siyasi yaşama yeniden katılmaya davet ettiHe made it clear that protection of minorities was a prerequisite for a solution, and called on representatives of the Serb minority in Kosovo to rejoin political life, which they have boycotted for nearly two years
Sizler erkek arkadaşlarınızı da davet etmek ister misiniz?Do you guys wanna invite some guys over?
Burns, BH cumhurbaşkanlığı üyelerini DBA' nın ‧ uncu yıldönümünü kutlama törenlerine katılmak üzere ‧ asım' da Washington' a davet etmekle birlikte, yönetimde o tarihe kadar bir değişim vizyonu görülmesinin beklendiğini de vurguladıBurns invited the BiH presidency members to visit Washington on ‧ ovember to participate in a ceremony marking the ‧ th anniversary of the DPA, while stressing that the leadership is expected to show a clear vision for change by then
Kurallara göre her daveti kabul etmek zorundasınThe rules say you have to accept every challenge
Birbirimize karşı olan hislerimizi birilerine ispat etmek için,... bön bön bakan bir yığın yabancıyı davet etmek zorundayızYou have to invite a bunch of strangers to gawk at us to somehow prove our feelings for each other
Şimdi kendilerini takdim etmek üzere huzurlarınıza davet ediyorum...... Gordon GekkoBut now he is here, So I welcome the man himself... the initiate Gordon Gekko
Sizi buraya yemek yemek ve sohbet etmek için davet ettimI invited you here for a meal, some conversation
Saraya hiç gittiniz mi?... Latin amatör balo salonu dans yarışmasına davet etmek istiyorumYou been to the Palace yet?... the tenth annual Latin ballroom... amateur dance contest
İzninizle sizi bu akşamki yemeğe davet etmek istiyorumAllow me to invite you to dinner, my dear Fernand
Ve şimdi, son Ghostwood projesi ile birlikte...... vatanını kaybetmek üzere olan bu şirin yaratığı sizlere takdim etmek üzere...... Bay Tim Pinkle' ı davet ediyorumAnd now, to introduce you to an endangered little critter, whose home is presently under attack by the proposed Ghostwood development project, Mr. Tim Pinkle
Bak, düşünüyordum da, eğer Monica için sorun olmazsa...... Amy' i Şükran Günü' ne davet etmek istiyorumLook, I was thinking, if it' s okay with Monica...... I would Iike to invite Amy to Thanksgiving
Gösterilen sayfa 1. 13538 bulundu cümleler eşleşen ifade davet etmek.5,053 ms bulundu.Çeviri anılar insan tarafından oluşturulur, ancak bilgisayar hataları neden olabilir hizalanır. Onlar birçok kaynaktan gelen ve kontrol edilmez. Uyarısında bulundu olun.