Içine Çeviriler İngilizce:

  • inventive   
    (adjv   )

"icat etmekle ilgili" ile Örnek cümleler, çeviri belleği

add example
tr Daha önceki seferlerde...... birkaç toplantımızı aday değerlendirmeleri için...... yönerge icat etmekle geçirirdik
en When we did this before, we spent a few sessions devising a rubric for candidate evaluations
tr Bir şeyler icat etmekle meşgulüm
en I' m too busy inventing things
tr Yeniden icat etmekten bahsediyorum
en I' m talking about reinvention
tr Merlin yeni bir icatla ilgili araştırma yapıyordu
en Merlin was conducting research on some kind of new invention
tr AK, Europol, Eurojust ve blok içindeki kara para aklama ve zimmete para geçirme faaliyetleriyle mücadele etmekle görevli organ olan OLAF gibi ilgili AB daireleriyle işbirliğini güçlendirme sözü de verdi
en The EC also promised to strengthen its co-operation with relevant EU agencies, including Europol, Eurojust and OLAF, the body tasked with fighting money laundering and embezzlement within the bloc
tr AB' nin ekonomi yönetimiyle ilgili yeni kuralları kapsamındaki Birinci Alarm Mekanizmasında yer alan bulguları sunan Birliğin Ekonomiden Sorumlu Komisyon Üyesi Olli Rehn, raporun amacının ülkelerin " isimlerini açıklayıp ayıplamaktan " ziyade, potansiyel açıdan zararlı gelişmelerle mücadele etmek olduğunu söyledi
en Presenting the findings of the First Alert Mechanism Report under the EU 's new rules on economic governance, the ‧ nation bloc 's Economic Affairs Commissioner Olli Rehn said that its purpose was to tackle potentially harmful developments, rather than " name and shame " countries
tr Stratejinin başlıca amacı çocuklar ve hamile kadınlara yönelik sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, genç çiftlere konut kredisi gibi maddi teşvikler sağlanması ve bebek bakımıyla ilgili bir ağ kurulması da dahil olmak üzere farklı tedbirler yoluyla " bir kalite üretimi " elde etmek
en The main goal of the strategy is to achieve " a reproduction of quality " through different measures, including improving healthcare for children and pregnant women, providing financial incentives to young couples, such as housing credits, and establishing a network of infant childcare
tr Olayla ilgili derin üzüntülerini dile getiren Zannier, ilgili yasa uygulama mercilerinin " failleri adalet teslim etmek için acil tedbirler alması " gerektiğini kaydetti
en Expressing deep regret over the violence, Zannier noted that the relevant law enforcement authorities must " take urgent measures to bring the perpetrators to justice "
tr Karra, " ABD' ye vizesiz seyahat etmek son derece olumlu bir gelişme olacak, zira Yunanlılar ilgili bütün bürokrasiden kurtulacak ve hayat bu açıdan çok daha kolay hale gelecek. " dedi
en " Traveling visa-free to the United States would be a very positive development since Greeks would avoid all the bureaucracy involved and their life will be easier in this respect, " she said
tr Inzko BH' nin raporlama döneminde " güvenli ve emniyetli " kaldığına işaret etmekle birlikte, Ekim ayındaki genel seçimler öncesindeki siyasi durumla ilgili kaygılarını da dile getirdi
en While noting that BiH remained " safe and secure " during the reporting period, he voiced concern about the political situation ahead of the October general elections
tr Kabineyse mahkeme kararını uygulayıp Gregorescu' yu görevine iade etmek yerine, kurumun yeniden yapılanmasıyla ilgili acil bir kararı onayladı
en Instead of enforcing the court 's ruling and reinstalling Georgescu in his position, the cabinet immediately passed an emergency act on the institution 's restructuring
tr ABD Dışişleri Bakanlığı' nın kadın sağlık sorunları elçisi olarak ‧ kim arası Kosova' da kalan Drescher, " Kosova, yeni bir ülke olarak, kadınların bu hastalıkla ilgili bilincini artırmaya odaklanmalıdır, zira erken teşhis edilen kanseri tedavi etmek daha kolay ve daha ucuzdur. " dedi
en " Kosovo, as a new country, must be focused on raising the awareness of women regarding this disease, because it 's easier and cheaper to treat a cancer caught early, " said Drescher, who spent October ‧ th through ‧ th in Kosovo as an envoy of the US State Department for women 's health issues
tr Eski Sırbistan Dışişleri Bakanı Goran Svilanoviç de Belgrad merkezli Blic gazetesine verdiği demeçte, " UAD' nin Kosova ile ilgili kararının, Belgrad onunla ne elde etmek istediğini bilmiyorsa hiçbir anlamı olmayacaktır. " dedi
en " [ The ] ICJ decision on Kosovo will have no meaning if Belgrade does not know what it wants to achieve with it, " former Serbian Foreign Minister Goran Svilanovic told the Belgrade-based daily Blic
Gösterilen sayfa 1. 25251 bulundu cümleler eşleşen ifade icat etmekle ilgili.5,357 ms bulundu.Çeviri anılar insan tarafından oluşturulur, ancak bilgisayar hataları neden olabilir hizalanır. Onlar birçok kaynaktan gelen ve kontrol edilmez. Uyarısında bulundu olun.