Içine Çeviriler İngilizce:

  • jib   
    (verb, noun   )

"yüz ifadesi" ile Örnek cümleler, çeviri belleği

add example
tr Evet, o gergin yüz ifadesi
en Yes The tense face
tr Bu yüzden ramenin saf sevginin bir ifadesi olmalıdır
en That' s why your ramen has that to be an expression of pure love
tr Yüzünüzde kaygı ifadesi göremiyorum. *
en For somebody who' s wore out, you sure got a happy look
tr Bu mutlu bir yüz ifadesi değil
en That' s not a happy face
tr Fakat Sırbistan Kosova pasaportlarını tanımıyor, bu yüzden de bu insanlar arabalarıyla evlerine gidebilmek için Sırp seyahat belgeleri almak veya Kosova başkentine uçakla gitmek için daha yüksek ücretler ödemeye mecbur kalıyorlar. " ifadesi yer aldı
en But Serbia does not recognise Kosovo passports, so they are forced to take Serb travel documents in order to drive home or face paying higher prices for flights to the Kosovo capital, " Radio Free Europe reported in April
tr Kartal biçimli yüzündeki dayanıklılık ifadesi takdire değer
en How admirable this fierce endurance isOn the face of this great eagle
tr Cidden insanların yüz ifadesindeki o küçük farklılıkları görebiliyor musun?
en You can really see those tiny of differences in a person' s expression?
tr Bata Müdürü Dragan Paykoviç belki de tevazu göstererek ifadesiz bir yüzle, " Podgorica' da o kadar da fazla ayakkabı mağazası olduğunu sanmıyorum. " dedi
en Perhaps playing coy, Bata Manager Dragan Pajkovic said with a straight face: " I do n't think there are so many shoes stores in Podgorica. "
tr Bu hastalığının bir yüz ifadesi
en It- is an aspect of your illness
tr Hazine bakanlığının bildirisinde, " Salih Kadı' nın Arnavutluk' taki şirketlerinde genel müdür olarak görev yaptı ve Kadı Grubu' nun Arnavutluk' taki yatırımlarında yüzde ‧ pay sahibi olduğu söyleniyor, " ifadesi yer aldı
en " Saleh served as the general manager of all of Qadi 's businesses in Albania, and reportedly holds ‧ per cent of the Qadi Group 's investments in Albania, " the treasury department said
tr Bu, tongaya basmış bir adamın yüz ifadesidir
en This is the face of a guy who stepped in it
tr Ne haşmetli bir yüz ifadesi!
en What a powerful face!
tr Şu anda yüzünde şaşkınlık ifadesi var
en Right now he' s got a real bewildered Iook on his face
tr BDDK' nın raporunda, " Banka, topladığı mevduatların yüzde ‧ dan fazlasını gizlemiş ve kamu yararına ve resmi belgelerde yayınladığı hesaplarında bunları göstermemiştir, " ifadesi yer alıyor. Banka mevduatlarının güvence altına alınması konulu Türk yasaları uyarınca, kayıp fonlar otomatikman devlet sorumluluğu altına alınıyor
en " The bank hid more than ‧ per cent of the deposits it collected and did not show it in the accounts it published for the benefit of the public and in official documents, " the BDKK report said. Under Turkish legislation on the insurance of banking deposits, the missing funds automatically become the liability of the state
tr Hediyeleri aldığı andaki yüzünün ifadesi var ya!
en And just the look on her face when she got the gifts!
tr Ben dünyaya geldiğimde,.. şaman bana bakmış, ve yüz ifadesi hemen değişmiş
en When I was born, the shaman looked at my face and had a vision
tr Yüz ifadesi aklımdan bir türlü silinmiyor
en I can' t stop picturing the look on his face
tr O yüz ifadesi ile olmaz
en Not with that face, no
tr Onun o haline bakmaya yüreğim elvermiyor, olaydan önceki...... yüz ifadesi, vücudu gözümün önünden gitmiyor
en I can' t bring myself to look at what used to be his face... what used to be his body before it got burnt up
tr Üzgün bir yüz ifadesi vardı.Şimdiye kadar hiç görmediğim üzgün bir ifade
en With a very sad face, the saddest I have ever seen
tr Cesedi bulunduğunda,Yüzünde acı ifadesi varmış
en When her body was recovered, her face showed gruesome pain
tr ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, " Aramızda gemi bordalama anlaşmaları ve Nükleer Yayılmaya Karşı Güvenlik Girişimi ortak vaatlerine bulunan ülkelerin birleşmesi, küresel ticari taşımacılık filosu dedveyt tonajının yüzde ‧ tan fazlasının bordalama, arama ve el koymaya ilişkin acil eylem kabul prosedürlerine tabi olduğu anlamına gelmektedir, " ifadesi yer aldı
en " The combination of states, with which we have boarding agreements and Proliferation Security Initiative partner commitments, means that more than ‧ per cent of the global commercial shipping fleet dead-weight tonnage is now subject to rapid action consent procedures for boarding, search and seizure, " the US State Department said
tr Adamım, tüm yüz ifadesi değişti
en Man, his whole expression changed
tr IMF' den Pazartesi günü yapılan basın açıklamasında, " Mali disipline olan bağlılıklarından vazgeçmeyerek, yetkililer ‧ yılındaki toplam faiz dışı harcamaların onaylanan bütçeyi aşmamasını sağlayacak ve sosyal sigorta sistemindeki açığı GSYİH' nın yüzde ‧ i olan program tavanı dahilinde tutacak tedbirleri uygulayacaklardır, " ifadesi yer alıyor
en " Underscoring their commitment to fiscal discipline, the authorities will adopt measures to ensure that aggregate primary expenditures in ‧ do not exceed the approved budget and to keep the deficit in the social security system within the programme ceiling of ‧ per cent of GNP, " the IMF said in a press release Monday
tr Bu yüz ifadesi de demek?
en What is this face?
Gösterilen sayfa 1. 27540 bulundu cümleler eşleşen ifade yüz ifadesi.4,881 ms bulundu.Çeviri anılar insan tarafından oluşturulur, ancak bilgisayar hataları neden olabilir hizalanır. Onlar birçok kaynaktan gelen ve kontrol edilmez. Uyarısında bulundu olun.