"kirec" kelimesinin Farsça'e çevirisi

كیرج , "kirec"ın Farsça'ye çevirisidir.

kirec
+ Ekle

Türkçe-Farsça sözlüğü

  • كیرج

    (Fars. gireç) [Kelime Türkçe’den Balkan dillerine de geçmiştir] Kireç taşının bu işe mahsus ocaklarda kavrulmasıyle elde edilen, kalsiyum oksitten ibâret taşımsı beyaz madde [Sönmemiş kireç de denir. Su ve kumla karıştırılıp harç olarak yapılarda ve sıva işlerinde kullanılır]: İkinci geceyi bozkırı âdeta tek başına bekleyen beyaz, kireç sıvalı geniş bir handa geçirmişlerdi (Ahmet H. Tanpınar). 2. Sönmemiş kirecin su ile birleşmesinden meydana gelen madde, sönmüş kireç, kalsiyum hidroksit, Ca(OH)2: Anadoluhisarı’nın karşısında büyük bir kale inşâ etmek için lâzım gelen bütün taş, kireç ve harç, usta, kalfa, amele, mühendis herkes gemilerdeydi (Yahyâ Kemal). Kerpiç duvarları beyaz kireçle badanalanmış, genişçe eyvanı bütün sonbahar güneşini alan evlerden birinde oturuyorduk (Ahmet H. Tanpınar). ѻ Kireç bağlamak: (Kazan, kap veya borularda) Kaynamış suyun içindeki kireç vb. maddelerden oluşan kabuk şeklinde bir tortu meydana gelmek. Kireç gibi olmak – Kireç kesilmek: Yüzünde hiç kan kalmamak, bembeyaz kesilmek: Şükür bugün azıcık farklıdır diyorduk dün / O pembe pembe yanaklar kireç kesildi bugün (Mehmet Âkif). Kireç illeti (hastalığı): Bir mantarın sebep olduğu çok bulaşıcı bir ipek böceği hastalığı. Kireç kuyusu: İçinde kireç söndürülen çukur. Kireç merhemi: Zeytin yağı ve kireç suyunun eşit olarak karıştırılmasıyle elde edilen, yanık tedâvisinde kullanılan merhem. Kireç ocağı: Kireç yapmak için kireç taşlarının yakıldığı fırın. Kireç söndürmek: Sönmemiş kireci su ile karıştırıp mâcun kıvâmında yoğurdumsu hâle getirmek. Kireç suyu: Sönmüş kirecin hekimlikte kullanılan berrak bir su hâlindeki kısmı.

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" kirec " ifadesinin Farsça diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
Ekle

"kirec" metninin bağlamda Farsça'e çevirileri, çeviri belleği