"nişan" kelimesinin Farsça'e çevirisi

نامزدی, نشان, نشان افتخار , "nişan" ifadesinin Farsça içine en iyi çevirileridir.

nişan noun
+ Ekle

Türkçe-Farsça sözlüğü

  • نامزدی

    Lazanyanın içinde bu şekilde nişan yüzüğü aranmaz, Monica.

    مونیکا میدونی که این راه پیدا کردن حلقه نامزدی توی لازانیا نیست

  • نشان

    noun

    (Fars. nişān) 1. İşâret, belirti, iz, alâmet: Ey hâce bana aşk erinin sorma nişânın / Bî-nam u nişân olmak imiş nâm ü nişânı (Nev’î). Görünce hod vücûdum mahv olur kalmaz nişan benden / Ne gördü kaçtı âyâ ol meh-i nâ-mihriban benden (Şeyhülislâm Yahyâ – Ş.A.D.). Hakk’ın yolun arar isen dilde nihân içindedir / Ondan nişan sorar isen her bir nişân içindedir (Cemâleddîn-i Uşşâkî). 2. Ayırıcı işâret, alâmet-i fârika: Yeniçerilerde her bölük ve ortanın ayrı ayrı nişanları vardı. Bu nişanlar orta ve bölüklerin kapıları üzerinde, çadırlarında ve bayraklarında bulunduğu gibi bunu dövme sûretiyle kollarına işletenler de olurdu (İsmâil H. Uzunçarşılı). 3. İşâret olarak dikilen taş vb. şey: “Dağ yolunda üçüncü nişandan sonra sola sapılacak.” Bulunduğumuz nişanda pamuk balığı dedikleri bir canavar olduğunu işitmiştik (Sait Fâik). 4. Ateş edilmek istenen hedef, nişangâh. 5. Bir erkekle bir kadının evlenme vaadiyle birbiriyle yaptıkları sözleşme ve bu sözleşme sebebiyle yapılan yüzük takma töreni [Bu anlam Türkçe’de ortaya çıkmıştır]. 6. Devlet tarafından üstün hizmetlerinden dolayı hak edenlere verilen ve resmî günlerde göğüse takılan bir nevi madalya: “Nişân-ı Osmânî.” “İmtiyaz nişanı.” “İftihar nişanı.” Kesretinden kalmadı rağbet nişân-ı devlete / Bî-nişân olmak nişân-ı iftihârımdır benim (Suphi Paşa). Kanlı nişanları göğsünde duruyor (Nâmık Kemal). Başlarının ucunda Sultan Aziz’in ihdas ettiği birer Osmanlı nişanı âdeta gurbette gibi yatıyorlar (Ahmet H. Tanpınar). 7. İyi olmuş bir yaranın yüzde veya vücutta kalan izi. ♦ târih. 8. Osmanlılar’da pâdişah imzâsı, tuğra: Dîvânü Lügāti’t-Türk’te tuğranın aslı Oğuzca tuğrag olup bunun hükümdarın basılmış nişanı (imzâsı) olduğu zikredilmektedir. (...) Türkçe olan tuğranın Farsça’sı nişan ve Arapça’sı tevkî’dir (İsmâil H. Uzunçarşılı). 9. Osmanlılar’da pâdişah tuğrasını taşıyan ferman, berat, hüküm.

  • نشان افتخار

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" nişan " ifadesinin Farsça diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Alternatif yazımla çeviriler

Nişan
+ Ekle

Türkçe-Farsça sözlüğü

  • نامزدی

    Nişan yüzüğü görmedim ben.

    تا حالا ندیده بودم که حلقه ی نامزدی دستش بکنه

Farsça'e çevirileri olan "nişan" benzeri ifadeler

Ekle

"nişan" metninin bağlamda Farsça'e çevirileri, çeviri belleği