"mediatize" kelimesinin Türkçe'e çevirisi

birleştirmek, eklemek , "mediatize"ın Türkçe'ye çevirisidir.

mediatize verb dil bilgisi

To annex a country while allowing the ruler of the country to retain certain rights [..]

+ Ekle

İngilizce-Türkçe sözlüğü

  • yöneticisinin unvanı ve bazı yetkileri kendisinde kalmak üzere bir ülkeyi başka bir ülkeye bağlamak

  • birleştirmek, eklemek

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" mediatize " ifadesinin Türkçe diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Türkçe'e çevirileri olan "mediatize" benzeri ifadeler

  • arabulucu kadın
  • Arabuluculuk · arabuluculuk · aracılık · meditasyon
  • ara bulmak · ara yerde bulunan · arabuluculuk etmek · arabuluculuk yapmak · aracılık etmek · arada haber götürmek · araya girmek · dolaylı · dolaylı ilgisi olan · dolayıslyle olan · doğrudan doğruya olmayan · ikisi ortası. mediately vasıta olarak. media'tion ara buluculuk · orta · ortada olan · tavassut · vasıta olmak · şefaat · şefaat.
  • Reseptör aracılı endositoz
  • arabulucu · arabulucu aracı · arabulucu, aradüzelten · arabuluculuk · aracı · müzakereci · temsilci · uzlaçtırıcı kimse · uzlaştırma: şefaat · uzlaştırıcı · şefaate ait · şefaate ait. · şefaatçi. mediatorship aracılık · şefaatçilik. mediatory uzlaştırmayla ilgili
  • ara bulmak · ara yerde bulunan · arabuluculuk etmek · arabuluculuk yapmak · aracılık etmek · arada haber götürmek · araya girmek · dolaylı · dolaylı ilgisi olan · dolayıslyle olan · doğrudan doğruya olmayan · ikisi ortası. mediately vasıta olarak. media'tion ara buluculuk · orta · ortada olan · tavassut · vasıta olmak · şefaat · şefaat.
  • arabulucu · arabulucu aracı · arabulucu, aradüzelten · arabuluculuk · aracı · müzakereci · temsilci · uzlaçtırıcı kimse · uzlaştırma: şefaat · uzlaştırıcı · şefaate ait · şefaate ait. · şefaatçi. mediatorship aracılık · şefaatçilik. mediatory uzlaştırmayla ilgili
  • ara bulmak · ara yerde bulunan · arabuluculuk etmek · arabuluculuk yapmak · aracılık etmek · arada haber götürmek · araya girmek · dolaylı · dolaylı ilgisi olan · dolayıslyle olan · doğrudan doğruya olmayan · ikisi ortası. mediately vasıta olarak. media'tion ara buluculuk · orta · ortada olan · tavassut · vasıta olmak · şefaat · şefaat.
Ekle

"mediatize" metninin bağlamda Türkçe'e çevirileri, çeviri belleği