"Cemiyyet" kelimesinin Arapça'e çevirisi
جمعيّت , "Cemiyyet"ın Arapça'ye çevirisidir.
-
جمعيّت
(Ar. cem‘ “toplamak”tan yapma mastar eki -iyyet ile cem‘iyyet) 1. Topluluk, kalabalık: Azîm cem’iyyet ile Yedikule’ye götürdü (Kâtip Çelebi’den Seç.). Kendilerinden bir cemiyet gördükleri zaman iltihak etmek sevdâsının sevkiyle hemen onların yanına doğru koşmaya başladı (Sâmipaşazâde Sezâî). 2. sosyo. İçinde yaşanılan insan topluluğu, toplum, çevre, sosyete: Hacı Bayram, sâde “Hak’la Hak olan” bir velî değildir. Türk cemiyetinin bünyesinde gerçekten yapıcı bir rol de oynar (Ahmet H. Tanpınar – Ö.T.S.). Cemiyetlerin hem insan hem düşünce îtibâriyle mütemâdiyen değiştiği mâlûmdur (İbrâhim Kafesoğlu – Ö.T.S.). 3. Aynı amaçla bir araya gelen insanların meydana getirdiği topluluk, dernek: Kürt ve Ermeniler’den bâzılarını toplayarak bir cemiyet kurdu (Refik H. Karay). İşte gizli cemiyetlerin ve yabancı menfaatlerin ağına düşmüş bir alay mâsum fakat gāfil vatan evlâdı (Sâmiha Ayverdi). 4. Toplu ve düzenli olma, perîşan ve dağınık olmama, derli topluluk: Ne hoştur ârızın devrinde zülf-i anber-efşânın / Bu devranda ne hoş cem’iyyeti var ol perîşânın (Fuzûlî). Rengime cem’iyyetime bir zaman / Gıbta ederken dehen-i dil-beran (Muallim Nâci). 5. Eğlence toplantısı, düğün: “Sünnet cemiyeti.” “Velîme cemiyeti.” Bir hafta olmazdı ki bir mektebe başlama, bir sünnet, bir düğün, bir lohusa cemiyeti görmeyelim (Ömer Seyfeddin – Ö.T.S.). 6. eski edeb. Birbiriyle ilgili ve uygun kelimelerin veya karşıt anlamlı sözlerin bir arada kullanılması. 7. tasavvuf. İnsanın zihnen ve rûhen yalnız Allah ile meşgul olması, yalnız Allah ile olması durumu.
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" Cemiyyet " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate