"Ecel" kelimesinin Arapça'e çevirisi

اجل, اجل, موت , "Ecel" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.

Ecel
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • اجل

    (Ar. ecel) Her canlı için takdir edilmiş olan ölüm zamânı, ömrün son demi: Haydi, ecel bizi bekliyor (Nâmık Kemal). Ne çıkar karşıma çıksa ecel (Orhan V. Kanık). ѻ Ecel meleği: halk ağzı. Azrâil. Ecel şerbetini içmek: Ölmek: Sümmânî dünyâdan uçmuş gidiyor / Ecel şerbetinden içmiş gidiyor / Cümle yârenleri kalmış gidiyor / Mahşerde görürsüz siz beni beni (Sümmânî – Ş.A.D.). Ecel teri dökmek: Çok korkup bunalmak: Kıyıcığında doğmuşum Kastamonu’nun / Fener fener bilirim Karadeniz’i / Çekmişim kahrını yıldızının, poyrazının / Ecel terleri dökmüşüm karayelinde (Rıfat Ilgaz – Ş.A.D.). Ecelden aman olursa: Ölmezsem, ömrüm yeterse. Eceli gelmek: 1. Takdir edilmiş olan ölüm zamânı gelip çatmak: Oh olsun fellâha! Eceli gelen kelp câmi duvarına siyer (Refî C. Ulunay). Ecel çağırdı, eceli geldi, gitti (Nüvit Özdoğru). 2. Yok olması kaçınılmaz duruma gelmek. Eceline susamak: Kendini hayâtına mal olabilecek bir tehlikeye atmak, ölmek istermiş gibi tehlikeli bir işe girişmek: Kavgadan sağ çıkmadı, eceline susamış (Nüvit Özdoğru). Eceliyle ölmek: Bir kazâ sonucu değil tabiî sayılan bir sebeple vâdesi gelerek ölmek: Nasılsa kafası kesilmeden eceliyle ölmek mûcizesini de başarmış (Safiye Erol). Ecelle pençeleşmek: Ölümle hayat arasında çırpınmak. Ecel-i kazâ: Kazâ sonucu ölüm. Ecel-i mev’ud (müsemmâ): Bir kimse için takdir edilmiş, alnına yazılmış olan tabiî ölüm: Müşârünileyh, 1024 târihinde 83 yaşında olduğu halde ecel-i mev’ûduyle vefat ederek Kasımpaşa’da Okmeydanı kurbündeki makbereye defnolunmuştur (Mec. Um. Bel.).

    Burada ecelini mi bekliyorsun?

    هل تعيشين من اجل الموت او من اجل الحياة ؟

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" Ecel " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Alternatif yazımla çeviriler

ecel noun dil bilgisi
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • اجل

    Her canlı için takdir edilmiş olan ölüm zamânı, ömrün son demi

    Evet, ecelinin geldiğini biliyordu.

    بلى ، لكنها كانت تعلم بدنوّ الأجل

  • موت

    verb

    Sıkıcı, kalın, siyah beyaz harflerle yazılmış yazı bu küçük ecel askerlerinin aslında seni öldürmeye çalıştığını söyler.

    جملة مكتوبة بخط أسود وأبيض عريض و ممل أن جنود الموت النحيفة هذه تحاول قتلك في الحقيقة

  • وفاة

    noun
Ekle

"Ecel" metninin bağlamda Arapça'e çevirileri, çeviri belleği