"Etek" kelimesinin Arapça'e çevirisi
تنورة, تنورة, تَنُّورة , "Etek" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.
-
تنورة
Nounنوع من الملابس النسائية
Annem bana sevimli bir etek yaptı.
صنعت لي أمي تنورة جميلة.
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" Etek " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Alternatif yazımla çeviriler
-
تنورة
noun feminineAnnem bana sevimli bir etek yaptı.
صنعت لي أمي تنورة جميلة.
-
تَنُّورة
Annem bana sevimli bir etek yaptı.
صنعت لي أمي تنورة جميلة.
-
اتك
(Eski Türk. etek; kökü belli değildir) 1. Elbisenin belden aşağı kısmı: Eteğini havalandırarak esen / Kış boyunca düşündüğüm bahar yeli (Câhit S. Tarancı). 2. Vücûdun belden aşağısına giyilen giyecek, eteklik, jüp: “Dâima etek bluz giyer.” 3. Bir elbise veya etekliğin alt kenarı: Şetâret abla giderken Pamuk’la Ceylân kuyruklarını kaldırıp ablamın eteklerini koklayarak onlar da berâber çıktılar (Hüseyin R. Gürpınar). Eteklerinin daracık çemberi içinde seke seke yürüyen bu hoppa kızı ben de tanıyorum şimdi (Yusuf Z. Ortaç). 4. Yatak, kanepe, divan örtüsü, çadır vb. şeylerin aşağıya sarkan ve yere en yakın olan kısmı. 5. Dağ, tepe, yığın gibi yüksekliği olan şeylerin aşağı kısmı: Ben bir yanardağ eteğine sıçramış bir kıvılcım (Refik H. Karay). Kalede ve onun eteğine serpilmiş mahallelerde Türk velîleri Roma ve Bizans taşlarıyle sarmaş dolaş yatarlar (Ahmet H. Tanpınar). Bir menkıbe, buradaki Câber Kalesi eteğinde bir mezarın Türk mezarı diye isimlenmesine sebep olmuştur (Nihad S. Banarlı). 6. mîmar. Binâ ve yapı unsurlarının kāide kısmı: “Duvar eteği.” “Pencere eteği.” 7. mîmar. Baca ve derelerde kiremit veya sıvanın altına konarak suyun içeriye sızmasını önleyen çinko veya bakır kaplama.
-
Daha az sıklıkta çeviriler
- تَنُّورَة
- جُوب
- جُونِلَّة
- خَرَّاطَة
- وَزَرَة
"Etek" içeren resimler
Arapça'e çevirileri olan "Etek" benzeri ifadeler
-
تنورة قصيرة
-
تنورة ضيقة
-
تنورة قصيرة
-
تنورة موسعة