"dalkavuk" kelimesinin Arapça'e çevirisi
التابع, طالقاوق, دالقاوق , "dalkavuk" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.
Kişisel menfaat elde etmek için iltifat eden kişi.
-
التابع
noun -
طالقاوق
(Türkçe) (dal “çıplak, yalın” ile) 1. Yarar sağlamak için kendisinden üstün ve varlıklı olanlara aşırı saygı göstererek gözlerine girmeye çalışan kimse, yaltakçı, yağcı, mutabasbıs: Ahlâksız müdâhinler, nâmussuz maskaralar, haysiyetsiz dalkavuklar (Ömer Seyfeddin). Son derece aç gözlü ve dalkavuktur (Reşat N. Güntekin). 2. i. Tanzîmattan önce işi kibarları ve zenginleri ücret karşılığında eğlendirmek olan ve bu maksatla kurulan esnaf loncasına mensup bulunan kimse: Geniş selâmlığında dostları, misâfirleri, ziyâretçileri, dalkavukları, ricâcıları arasında çubuk ve kahvelerini içerdi (Ahmet H. Tanpınar). Toplum içinde derhal seçilmeleri için de dalkavuk olmaları, yâni kavuklarına hiçbir şey sarmamaları emrolundu, bu sûretle kendileri de alâmet-i fârikaları olan serpuşlarına nispetle dalkavuk adını aldılar (Reşat E. Koçu).
-
Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster
" dalkavuk " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Alternatif yazımla çeviriler
-
دالقاوق
(dal “çıplak, yalın” ile) 1. Yarar sağlamak için kendisinden üstün ve varlıklı olanlara aşırı saygı göstererek gözlerine girmeye çalışan kimse, yaltakçı, yağcı, mutabasbıs: Ahlâksız müdâhinler, nâmussuz maskaralar, haysiyetsiz dalkavuklar (Ömer Seyfeddin). Son derece aç gözlü ve dalkavuktur (Reşat N. Güntekin). 2. i. Tanzîmattan önce işi kibarları ve zenginleri ücret karşılığında eğlendirmek olan ve bu maksatla kurulan esnaf loncasına mensup bulunan kimse: Geniş selâmlığında dostları, misâfirleri, ziyâretçileri, dalkavukları, ricâcıları arasında çubuk ve kahvelerini içerdi (Ahmet H. Tanpınar). Toplum içinde derhal seçilmeleri için de dalkavuk olmaları, yâni kavuklarına hiçbir şey sarmamaları emrolundu, bu sûretle kendileri de alâmet-i fârikaları olan serpuşlarına nispetle dalkavuk adını aldılar (Reşat E. Koçu).