"kavis" kelimesinin Arapça'e çevirisi

قوس, قَوْس, مُنْحَنَى , "kavis" ifadesinin Arapça içine en iyi çevirileridir.

kavis
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • قوس

    noun masculine

    (Ar. ḳavs) 1. Yay, yay biçiminde olan şey: “Kavs-i asabî: Sinir yayı.” “Kavs-i ziyâ: Işık yayı.” O merdivenlerin taşları, böyle seyyah âbitlerin ayakları basa basa çukur kavislerle âdeta esneyen bir tahta gibi eğilmişti (Rûşen E. Ünaydın). Sonra bayraklarla süslü bir kavsin ortasında iki hürriyet kahramanının resmi (Yusuf Z. Ortaç). 2. geo. Bir çemberin bir kısmı, dâire parçası, yay. 3. Parantez: “Kavis içine almak.” 4. teşmil. Kaş. ѻ Kavis burcu: astro. Yay burcu. Kavis çizmek: Kavis biçiminde bir yol tâkip etmek: Yarım kavis çizerek kayıp gittiler (Refik H. Karay). Kavs-i kudret: Gök kuşağı. Kavs-i kuzah: Gök kuşağı: Nite kim yağmur olur kavs-i kuzah olsa ayan (Zâtî). Gözümün önünde bir bulut parçalandı ve bir kavs-i kuzah arasında İstanbul’u gördüm (Hâlit Z. Uşaklıgil). İnmiş zemîne kavs-i kuzahtan kanatları (Cenap Şahâbeddin). Kavs-i leyl: Güneşin bir gün boyunca çizdiği çemberin ufuk altında kalan parçası. Kavs-i nehârî: Bu çemberin üstte kalan parçası. Kavs-i nüzul: tasavvuf. İlâhî nur ve tecellînin bütün vücut mertebelerinden geçerek insan mertebesinde var oluşunun, zuhûrunun tamamlandığı iniş devresi. Kavs-i uruc: tasavvuf. Kavs-i nüzûlünü tamamlayan ilâhî nur ve tecellînin bu varlık âleminden derece derece yükselerek geldiği ilk kaynağına dönüş devresi.

    Peki tepedeki kavis ne?

    ثمّ ما ذلك القوسِ على القمةِ ؟

  • قَوْس

    noun

    Peki tepedeki kavis ne?

    ثمّ ما ذلك القوسِ على القمةِ ؟

  • مُنْحَنَى

    noun

    Atların ayaklarının doğal şekliyle... uyumlu olması için kavis verilmiş.

    إنّها منحنية وتتماشى مع الشكل الطبيعي لقدم الحصان

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" kavis " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
Ekle

"kavis" metninin bağlamda Arapça'e çevirileri, çeviri belleği