"mecbur" kelimesinin Arapça'e çevirisi

مجبور , "mecbur"ın Arapça'ye çevirisidir.

mecbur Adjective dil bilgisi
+ Ekle

Türkçe-Arapça sözlüğü

  • مجبور

    Adjective

    (Ar. cebr “zorlamak; tâmir etmek”ten mecbūr) 1. Bir şeyi yapmak zorunda olan: İşinde fâil-i muhtâr sensin / Cihan mecbûrdur cebbâr sensin (Şeyhî). Yâ neden olsun seni bulmuş iken / Hicrete mecbûr garîbin yine (Muallim Nâci). Nüzhet! Beni hem dinlemeye hem anlamaya mecbursun (Peyâmi Safâ). 2. Bir şeye veya bir kimseye bağlı, düşkün, tutkun, meftun: Evliyânın erkânına yoluna / Tâ ezelden mecbûr idim erenler (Pir Sultan Abdal). Bildim ki görmeden size mecbûr imiş gönül (Abdülhak Hâmit). Bir adam vardı, zevcesine gāyet mecbur ve meshur ve hâtun dahi zevcinin her umûruna musallat idi (Fâik Reşat). 3. mec. eski. Gönül kırıklığı giderilmiş, gönlü alınmış. ѻ Mecbur etmek (eylemek): Zorlamak, zorla yaptırmak: Hazret-i pâdişâhı avdete mecbur etmiştir (Nâmık Kemal). Ertesi gece de beni köşkte kalmaya mecbur eden bir sebep çıktı (Peyâmi Safâ). Mecbur kalmak: Bir şeyi yapmak zorunda kalmak: Aksi halde sizi inandırmak için röportaj bandının metnini bu sütunlarda neşre mecbur kalacağım (Burhan Felek). Mecbur olmak: 1. (Bir şeyi) Yapmak zorunda olmak: Ya çıldırırdım, ya kendimi öldürmeye mecbur olurdum (Nâmık Kemal). İşte bu kahkahalardan ürktüğüm için bahsi değiştirmeye mecbur oldum (Peyâmi Safâ). Giyiniş tarzımı değiştirmeye mecbur oldum (Reşat N. Güntekin). 2. Düşkün, tutkun ve meftun olmak: Mecbur oldum ben bir güle / Şimdi düştüm dilden dile (Şarkı). Benim mecbur olduğumu farketti / Zâlim garaz etti kaçtı gelmedi (Karacaoğlan). Mecbur tutmak: Zorlamak, mecbur etmek.

  • Algoritmik olarak oluşturulan çevirileri göster

" mecbur " ifadesinin Arapça diline otomatik çevirisi

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
Ekle

"mecbur" metninin bağlamda Arapça'e çevirileri, çeviri belleği